MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 1.1.1986-3.10.2000 tarihleri arasında zorunlu SSK'lı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, talep tarihinden itibaren aylık tahsisine, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 01.01.1986-3.10.2000 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında kalan sigortalı çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, 01.01.1986-3.10.2000 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında kalan sigortalı çalışmaları dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun ve 1.6.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, yaşlılık aylıklarının hakedilen tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural H.U.M.K.'nun 389. maddesinde tekrarlanmış; keza yine aynı Kanunun 381. maddesinde “kararın tefhimi en az 388. maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur” hükmüne yer verilmiştir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar. Hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.
Diğer taraftan, yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtay’ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Somut olayda, 2829 sayılı Yasa'nın 8.maddesine göre son yedi (7) yıllık fiili hizmet süresi içinde fili hizmetinin en fazla 506 sayılı Yasa kapsamında ( SSK ) geçmesi nedeniyle yaşlılık aylığının 506 sayılı Yasa'ya göre bağlanmasına karar verildiği kararın gerekçesinde belirtildiği halde kararın infazında şüphe ve tereddüt uyandıracak biçimde aylığın bağlanacağı Yasa'nın hüküm fıkrasında gösterilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (2.) bendinin silinerek yerine " Davacının 1.6.2009 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa'ya göre (SSK) yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.