MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 21.7.2004 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanıp sürekli işgöremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulu kararına itiraz edilmesi halinde inceleme öncelikle Adli Tıp Kurumu ihtisas dairesince ve giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü ve 1976/6-4 sayılı kararı da bu yöndedir.
Dosya içerisindeki kayıt ve belgelerden;Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlğı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri Ve Maluliyet Daire Başkanlığı'nın sürekli işgöremezlik derecesi tespit kararında ve Yüksek Sağlık Kurulunun 06.02.2009 tarihli 11/854 sayılı kararında davacının sürekli iş göremezlik oranı %1.3 olarak belirtilirken,Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 19.8.2009 tarihli raporda ise davacının sürekli iş göremezlik oranının %7.3 olduğunun belirtildiği,mahkemece ATK 3.ihtisas kurulu raporunda belirtilen %7.3 oranındaki maluliyet dikkate alınarak mahkemece karar verildiği,davacının sürekli işgöremezliği oranlarını farklı belirleyen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda yukarıda özetlenen ve davacının sürekli işgöremezlik oranına ilişkin farklı değerler belirten raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan yeni bir rapor alınarak neticesine göre karar verilmesi yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmeşine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy