MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, malulen emekliliğe hak kazandığının ve maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının malullük aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 17.08.2010 tarihinden itibaren malul olduğunun ve maluliyet tespit tarihini takip eden aybaşı olan 01.09.2010 tarihinden itibaren malullük aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 25.maddesidir. 5510 sayılı Yasanın 25.maddesinde ise çalışma gücünün en az % 60'ını yitiren sigortalının malul sayılacağı bildirilmiştir. 5510 sayılı Yasanın Yasa'nın 26.maddesine göre, malullük aylığından yararlanabilmek için; bu Kanun'un 25. maddesine göre malul sayılmak, en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük,yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması zorunludur.5510 sayılı Yasanın 95.maddesi "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.
Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır." şeklinde düzenlenmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından... Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, Yüksek Sağlık Kurulu'nun 17.02.2010 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün %60'ını kaybetmediği ve malul sayılamayacağına karar verildiği, açılan bu dava nedeniyle ... Müdürlüğünün 17.08.2010 tarihli kararı ile davacının çalışma gücünün %60'ını kaybettiğine karar verildiği, mahkemece ... Kurumu raporları arasındaki çelişki giderilmeden ... Müdürlüğünün 17.08.2010 tarihli raporu doğrultusunda davacının çalışma gücünün %60'ını kaybettiği kabul edilerek 01.09.2010 tarihinden itibaren malullük aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verildiği anlaşılmakta olup, verilen karar hatalı bulunmaktadır.
Yapılacak iş, Adli Tıp Genel Kurulundan davacının çalışma gücünün %60'ını kaybedip kaybetmediği ve kaybetmiş ise hangi tarihten itibaren malul sayılacağı hususunda rapor almak ve sonucunda davacının malullük aylığına hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ... Müdürlüğünün raporları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.