İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi
Davacı, resen yapılan basamak intibakının iptali ile hak ettiği tarihten itibaren hak ettiği maaşının ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, Kurum tarafından davacı hakkında re'sen yapılan basamak intikalinin iptali ile yaşlılık aylığı bağlanması talebine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının basamak intibakına ilişkin olarak yapılan işlemlere ilişkin davasının reddine, davacıya 01.01.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, yaşlılık aylıklarına 01.04.2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Tahsis talebinde bulunan sigortalıya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için; 1479 sayılı Yasanın 35/a ve 5510 sayılı Yasanın 28. maddesinin sondan bir önceki fıkrasındaki düzenleme gereğince, tahsis talep tarihinde sigortalının prim ve her türlü borçlarının ödenmiş olması gerektiği tartışmasızdır.
Dosya kapsamından; davacının 09.12.2009 tahsis talep tarihinde 25 yılı aşkın sigortalılığının bulunduğu ve 53 yaşında olduğu, 1479 sayılı Yasanın geçici 10. maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacının bakiye prim borcunu 28.02.2011 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır. Mahkemenin prim borcunun ödendiği 28.02.2011 tarihini izleyen aybaşı olan 01.03.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve bağlanacak yaşlılık aylıklarına 01.06.2011 tarihinden başlayarak her aylık için ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yanlış olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğindenHMK 370/2. maddesi ( HUMK’un 438/7 ) uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının “ Davacıya 01.01.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, Bağlanan yaşlılık aylıklarına 01.04.2010 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına ” şeklindeki 3. ve 4. satırlarının silinerek yerlerine “ Davacıya 01.03.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına, Bağlanan yaşlılık aylıklarına 01.06.2011 tarihinden başlayarak her aylık için ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 06.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.