Mahkemesi:İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 53.232.00TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 06.12.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile İhbar Olunan İçişleri Bakanlığı vekili Avukat ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 31.01.2005 tarihinde meydana gelen iş kazasında ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ve davalı taraf avukatları tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların 05.04.2005 tarihli dava dilekçesi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtıkları, ... Asliye Hukuk Mahkemesince iş mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sırasında davalı vekilince yapılan yetki itirazı üzerine, 19.04.2006 gün ve 2005/240E, 2006/198K sayılı kararla, ... İş Mahkemesinin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verildiği ve bu kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce yapılan inceleme sonunda, 24.04.2007 gün ve 2006/17403E, 2007/6877K sayılı kararla davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre önünden reddedilmesine karar verilmesi sonucu kesinleştiği uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık yetkisizlik kararının hangi tarihte kesinleştiği ile kesinleşmesini takiben HUMK 193/3 maddesi gereğince hak düşürücü süre içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin taraflarca istenip istenmediği noktasındadır.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağını oluşturan HUMK.’nun 193/3 ve 193/4 maddelerindeki düzenlemeye göre “Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Kanunda belirtilen ayrık hükümler saklıdır.”
Somut olayda ... Asliye Hukuk (iş) Mahkemesinin 19.04.2006 tarihli yetkisizlik kararı davacı ve davalı taraf vekillerine tefhim olunmuştur. 27.04.2006 günü yasanın öngördüğü temyiz süresi sona ermiş ve karar 28.04.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Her ne kadar davalı taraf temyiz yoluna başvurmuş ise de, bu başvurunun temyiz süresi içerisinde yapılmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin Dairemizce reddolunması karşısında, yetkisizlik kararının tefhim olunduğu tarihten itibaren 8 günlük yasal temyiz süresinin geçmesi ile 28.04.2006 tarihinde kesinleştiğinin kabulü zorunludur.
Davacılar avukatı 27.06.2007 havale tarihli dilekçe ile dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini istemiştir. Öte yandan temyiz süresinin son bulduğu ve kararın kesinleştiği 28.04.2006 tarihinden itibaren HUMK 193/3 maddesindeki 10 günlük başvuru süresinin son günün Pazar gününe denk gelmesi nedeniyle 08.05.2006 günü sona erdiği açık ve seçiktir. Hal Böyle olunca süresi içerisinde yetkili mahkemeye başvurulmadığının kabulü ile HUMK 193/son maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. .
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davacının temyiz itirazları ile davalının sair temyiz itirazlarının ve temsilde yapılan hatanın düzeltilmesi sonucu davalı olan STG Otomotiv San Tic AŞ’nin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesine ve hakkında hüküm kurulmamasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 06.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.