MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptaliyle, idari ceza yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacı tarafından işletilen akaryakat istasyonu içerisindeki markette çalıştırılan ...'ın çalışmalarının fiili olmaması nedeni ile 506 SY'nın 140/d maddesi uyarınca kesilen 3.102,00 TL idari para cezasının kaldırılması talebine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı kurum tarafından yapılan denetimlerde davacının yanında sigortalı çalışan ...'ın çalışmasının fiili olmaması gerekçesi ile ...'ın çalıştığı iddia edilen 2008/4,5,6,7,8. aylar geçersiz sayılarak, ücret ödeme bordrolarının ve 2008 yılı yevmiye defterinin gerçeği yansıtmaması nedeni 506 SY'nın 140/d maddesi uyarınca hakkında idari para cezası tahakkuk ettirildiği ve idari para cezasının 24/03/2010 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacının 31.03.2010 tarihinde dava açtığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 140. maddesinin 09.05.2007 tarih ve 5655 sayılı Yasa ile değişik şekline göre "idari para cezaları ilgiliye tebliğ edilmekle tahakkuk eder ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kuruma ödenir veya aynı süre içerisinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı red edilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler." hükmünü içermektedir.
Mahkemece, yukarıdaki anılan Yasanın amir hükmü nazara alınarak dava konusu idari para cezası yönünden yargı yolu yanlışlığı nedeniyle mahkemenin görevsizliğine, idari yargının görevli olduğuna karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek "davanın kabulüne" karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy