MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, kesinleşen mahkeme kararında belirtilen işçilik alacaklarının yansıtılarak sigorta primine esas kazanç tutarlarının tespitiyle tespit edilen sigorta primlerinin tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, kesinleşen mahkeme kararında belirtilen işçilik hakları alacaklarının yansıtılarak gerçek sigorta primine esas kazanç tutarlarının tespiti ile kuruma tescilini istemiştir.
Mahkemece isteminin reddinde karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru değildir.
Davacının, davalı belediye de çalışmakta iken 14.05.2002 tarihinde emekli olduğu, emekli olmadan önce yürürlüğe giren 1.1.2000 ve 1.1.2002 tarihli T.İ.S’lerden faydalandırılmadığını belirterek T.İ.S’den kaynaklanan haklarını istediği, İskenderun İş Mahkemesine ait 25.11.2005 gün ve 2009/687-1439 sayılı dava dosyasında 3.965.08-TL kıdem tazminatı, 1.608.41-TL ücret farkı, 1.444.74-TL yıllık izin ücreti, 249.94-TL hizmet özendirme primi, 90.00-TL giyim yardımı ve 749.81-TL ikramiye ye ait alacakların hüküm altına alındığı ve kararın 1.11.2006 tarihinde Onanarak kesinleştiği tartışmasızdır. Davadaki sorun, davacının hüküm altına alınan bu alacaklarından kıdem tazminatı dışında kalan alacaklarının sigorta primine esas kazançlara eklenip eklenmeyeceğine ilişkindir. Mahkemece bu alacakların mahkeme kararı ile tahsil edilmelerine rağmen, prim hesabı yapılacak ay içerisinde ödenmedikleri gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiş ise de davanın yasal dayanağı olan mülga 506 sayılı Yasanın 77 ve 5510 sayılı Yasanın 80. maddesi gereğince “ sigortalılarla işverenlerin bir ay içinde ödeyecekleri primlerin hesabında: a)sigortalıların o ay için hak ettikleri ücretlerin, b)prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan sigortalılara o ay içinde ödenenlerin, c) idare veya kaza mercilerince verilen karar gereğince (a) ve (b) fıkralarının da yazılı kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin …” esas alınacağı belirtilmiştir. Davacının mahkeme kararı ile sonradan ödenmesine karar verilen alacaklarının ise “ayı içinde” yapılan ödeme şeklinde değerlendirilmesi gerekeceği açıktır. Aksinin kabulünün ise, belirtilen yasal düzenlemenin (c) bendine ve yasal hukuk sistemimize açıkça aykırılık oluşturacağı ortadadır.
.../....
-2-
Yapılacak iş: öncelikle davanın niteliği ve hak alanının ilgilendirmesi nedeni ile, SGK’nu yöntemince davaya dahil etmesi için davacı yana süre vermek ve taraf teşkilinin sağlanmasından sonra ise, dava konusu olan alacakların “sigorta primine esas kazanç” tutarının 506 sayılı Yasanın 77 ve 5510 sayılı Yasanın 80. maddesi kapsamında belirlenmesi için iş ve sosyal güvenlik konularında uzman bir bilirkişinden rapor aldıktan sonra oluşacak sonuç gereğince bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine
19.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy