MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/06/1995-16/04/2011 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01.06.1995-16.04.2011 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasa'dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davanın açılmasına davalı Kurum sebeb olduğundan yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 16.4.2011 tarihinde Kuruma yaptığı başvuruda yalnızca 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım ... sigortalısı olarak tescilini istediği, Kurumun 20.3.1995 tarihli prim kesintisi doğrultusunda davacıyı 01/04/1995 tarihinden itibaren kesintisiz Tarım ... sigortalısı kabul ettiği anlaşılmakla davacının Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine yönelik isteminin konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru ise de davacının 6111 sayılı Yasa'dan yararlanmak için Kuruma herhangi bir başvurusunun bulunmadığı ve eldeki davanın Yasa'dan yararlanmak amacıyla son başvuru tarihi olarak belirlenen 31.5.2011'den sonra açıldığı anlaşılmakla davacının 6111 sayılı Yasa'dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespiti isteminin reddi ile davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule göre de, davacı vekilinin delillerin toplanmasına ilişkin ara karar gereğini yerine getirmediği gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince yarı oranında avukatlık ücretinin davalı Kurumdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.