MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 18/03/2003 tarihinden itibaren malulen emekli olması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi davacı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, maluliyet aylığı bağlanması konusundaki talebi davalı Kurumca 29.05.2003 tarihinde reddedildiğinden, maluliyet aylığı için başvurduğu 18.03.2003 tarihi itibariyle maluliyet aylığına hak kazandığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin maluliyet başlangıç tarihi olarak bildirdiği 20.03.2003 tarihinden itibaren malulen emekli olması gerektiğinin tespitine karar verildikten sonra, anılan karar Dairemizce, "... davacının maluliyet oranı ve başlangıç tarihinin saptanması açısından, Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile çelişen Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin raporuna davalı yanca itiraz edildiğine göre, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan rapor alınması ve aradaki çelişki giderildikten sonra karar verilmesi gerektiği..." yönünde bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra 16.06.2011 tarihli Adli Tıp Genel Kurulu raporunda maluliyet başlangıcının, davacının Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu'nda muayene olduğu tarih olan 27.06.2007 olduğunun bildirilmesi üzerine, mahkemece davanın kabulü ile davacının 01.07.2007 tarihinden itibaren malulen emekli olması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden 01.03.1988 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa’ya tabi tarım ... sigortalısı olan ve dejeneretratif miyopi hastası davacının, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nun 27.11.2006 tarihli raporunda 2/3 oranında malul olmadığına karar verilmiş, davacı yanca bu rapora itiraz edilmesi üzerine, 31.12.2007 tarihli Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu raporunda davacının, beden çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiği, maluliyet başlangıç tarihinin ise Edirne Devlet Hastanesinin 20.03.2003 tarihli rapor tarihi olduğu bildirilmiştir.Bozma sonrası alınan 16.06.2011 tarihli Adli Tıp Genel Kurulu raporunda da davacının 2/3 oranında malul olduğu saptanmış, ancak davacının maluliyetinin Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu'nda muayene olduğu tarihten önce, Edirne Devlet Hastanesinin 20.03.2003 tarihli raporu ile belirlendiği açık olduğu halde, maluliyet başlangıç tarihinin, davacının Adli Tıp 3.İhtisas Kurulu'nda muayene olduğu tarih olan 27.06.2007 olduğu bildirilmiştir.
3- Öte yandan ihtilaf tarihinde yürürlükte bulunan mülga 1479 sayılı Yasa'nın 29.maddesinin (b) ve (c) bendlerinde belirtilen maluliyet aylığının diğer yasal koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin de ayrıntılı ve açık bir şekilde araştırılıp kararda tartışılmamış olması da usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yapılacak iş, davacının maluliyet başlangıcı 20.03.2003 tarihi kabul edilerek; 2926 sayılı Yasa'nın 13. Maddesinin (b) ve (c) bendlerinde belirtilen maluliyet aylığının diğer koşulları araştırılıp,tartışıldıktan sonra, diğer yasal şartlşar da oluşmuşsa, ihtilaf tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2926 sayılı Yasa’nın 15. maddesi uyarınca maluliyet aylığının, malullüğün tespit edildiği tarihi (20.03.2003) takip eden aybaşından itibaren başlayacağı dikkate alınarak ve 5502 sayılı Yasa'nın 36. maddesi gereğince davalı SGK. harçtan muaf olduğu da göz önünde bulundurularak bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece açıklanan bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.