MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/04/1994 - 28/07/1995 tarihleri arasında sigortalı sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı; 14.01.2008 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında ödediği 19 aylık primin hesaplanarak tarafına tebliğini ve 04.01.1994 – 28.07.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının 04.01.1994 – 02.01.1995 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmişse de varılan sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında tescil edilmesi için talebi bulunmadığı, 14.01.2008 tarihinden beri devam eden 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı, 04.01.1994 – 02.01.1995 tarihleri arasında vergi kaydı ve 04.01.1994 – 28.07.1995 tarihleri arasında oda kaydı bulunduğu, sicil kaydı bulunmadığı, davanın 15.02.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava hukuki nitelikçe; 4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar ki dönemde Bağ-Kur'a kayıt ve tescili bulunmayan davacının Kurum'a herhangi bir başvurusu olmaksızın 15.02.2012 tarihli eldeki dava ile 04.01.1994 – 28.07.1995 tarihleri arasındaki vergi ve oda kaydına istinaden bu süre için kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma süresinin tespiti istemine ilişkindir.
1479 sayılı Kanun'da, 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesine paralel nitelikte bir düzenleme bulunmadığı için, kural olarak hizmet tespiti davası açılmasının mümkün olmadığını dikkate alan yasa koyucu, sigortalılık niteliğini taşıdıkları hâlde Kuruma tescil edilmemiş kişilere zaman zaman kendi ad ve hesaplarına bağımsız çalıştıkları süreleri borçlanma ve bu sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi olanağını tanımıştır.
02.08.2003 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanun'un 47. maddesi ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18. maddesinde; sigortalılık niteliği taşıdıkları halde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin 04.10.2000 tarihinden itibaren başlayacağı belirtilmiş; aynı maddede, Kanun'un yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kurum'a yazılı olarak başvurmak şartıyla, 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanlara, 20.04.1982 – 04.10.2000 tarihleri arasında vergiye kayıtlı oldukları süreyi borçlanma imkanı getirmiştir.
Somut olayda; 4956 sayılı Kanun ile eklenen 1479 sayılı Kanun'un geçici 18. maddesindeki koşulları yerine getirmeyen ve süresinde tescil talebinde bulunmayan davacının talebinin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.