MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kurum işleminin iptaliyle 27/03/2009 tarihinden itibaren 4/a statüsündeki sigortalı olduğuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı; 27.03.2009 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacıyı 27.03.2009 – 31.03.2009 tarihleri ile 11.12.2009 – 31.12.2010 tarihleri arasında 5510 sayılı Yasanın 4/b maddesinde sigortalı sayan Kurum işleminin iptaline, anılan dönemde davacının 5510 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca sigortalı sayılması gerektiğinin tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 17.04.1992 – 31.03.2009, 01.07.2009 – 20.08.2009 ve 21.10.2009 – 31.12.2010 tarihleri arasında vergi kaydı bulunduğu, davacının 1479 sayılı Yasa kasapmındaki sigortalılığına ilişkin sicil dosyasında bulunan sigortalılık bilgilerine ilişkin ve ilgili kurumlar tarafından onaylı sigortalılık belgesinde 24.04.1992 tarihinden beri devam eden oda kaydı ve 27.04.1992 tarihinden beri devam eden sicil kaydı bulunduğunun belirtildiği, davacının 27.03.2009 – 09.12.2009 ve 11.12.2009 – 31.12.2012 tarihleri arasında hizmet aktine tabi çalışmalarının bulunduğu, davacının davalı Kurum tarafından 01.05.1992 – 31.03.2009 ve 10.12.2009 – 31.12.2010 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa ve 5510 sayılı Yasa'nın 4/b maddesi kapsamında sigortalı olarak kabul edildiği, davacının muhasebeciliğini yapan tanığın da davacının 27.03.2009 tarihinden önce ... şirketinde çalştığını, taş ayıklama bölümünde olduğunu, aynı zamanda davacının kendisine ait yün, orlon işiyle akalı işletmesi olduğunu ve davacı vardiyada olduğunda eşinin işletmeye baktığını, 27.03.2009 tarihinde ... çalışmaya başladığını, işyerinin bu sırada da devam ettiğini beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 53/1 maddesinde; “ Sigortalının, 4. Maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık nedenlerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacağı ” bildirilmiştir. 03.02.2011 tarihli 6111 sayılı Yasa'nın 33. maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1. maddesinde ise; “ Sigortalının, 4. Maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı ” belirtilmiş ve Yasa'nın Geçici 33. maddesinde ise; “ Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle yapılan değişiklikler, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmaz ” hükmü getirilmiştir.
Görüldüğü üzere kanunların derhal uygulanması ilkesi olmasına rağmen aynı yasanın Geçici 33. maddesiyle 01.03.2011 tarihli, 5510 sayılı Yasa'nın 53. maddesinin birinci fıkrasında bu maddenin yürürlük tarihi itibariyle yapılan değişikliklerin, bu değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten öncesi için uygulanmayacağı hükmü getirilmiştir.
Somut olayda; davacının vergide kayıtlı olduğu süreler ile hizmet akti ile çalıştığı süreler, yukarıda anılan Yasa maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, davalı Kurum tarafından davacının, 5510 sayılı Yasa'nın 4/b maddesi kapsamında sigortalı olarak kabul edildiği süreler anılan Yasa maddelerine uygun olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy