MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı ... İdaresi’ne ait işyerinde 1978 yılından bu yana hizmet akdine dayalı, teras işçisi olarak geçen ve SGK’na eksik bildirilen çalışmalarının tespitini istemiştir.
Mahkemece, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri Orman İşletme Müdürlüğü olup bir kamu kuruluşudur. Bu nedenle, davalı işyerinde resmi kayıtlara dayanılması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esastır. Kuruma bildirilmeyen dönemlerdeki ücret belgeleri ve bu dönemde davacıya ücret ödenip ödenmediği, ödeme yapılmışsa kim tarafından ödendiğinin araştırılması gerekir.
Somut olayda davalı idarenin, davacının çalışmış olduğuna dair kayıt ve dosyasının bulunmadığını bildirdiği, orman muhafaza memuru ve depo memuru olarak davalıya ait işyerinde çalışan tanıklar davacının çalıştığını görmediklerini beyan etmelerine rağmen, davacı tanığı Ahmet Karcı’nın davacıyla birlikte bu işyerinde 1978-1987 yılları arasında senenin 6 ayı sürekli çalıştıklarını beyan ettiği görülmekte ise de, bu tanığın ihtilaflı dönemde davacıyla beraber çalıştığına dair kayıt ve belgenin dosyada mevcut olmadığı, davacının hizmet cetvelinde 1978 yılının 1.döneminden itibaren 1997 yılına kadar değişik işyerlerinden kısmi ve kesintili çalışmalarının SGK’na bildirildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının hizmet cetvelinde 1978 yılının 1.döneminden itibaren 1997 yılına kadar bildirilen çalışmaları bulunduğuna göre, bu çalışmalardan davalı işverence bildirilmiş çalışmasının bulunup bulunmadığı, davacının davalı işyerinde geçtiğini iddia ettiği çalışmasının sağlıklı bir şekilde belirlenmesi amacıyla, davacıdan, bu tarihler arasında ücret ödendiğini kanıtlayan belge olup olmadığını sormak ve var ise mahkemeye sunması için
davacıya önel vermek, davalı işverenden bu dönemde ücret ödemesini hangi yöntemle yaptığını sormak, çalışmalarının eylemli olup olmadığını davalı işyerinin defter, kayıt ve ücret bordrolarından saptamak, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedenini araştırmak, davacının davalı idarede tam olarak ne iş yaptığını, işin mevsimlik olup olmadığını tespit etmek, gerekirse davalı ... idaresinde çalışan diğer kişilerin, muhasebecinin, davacının çalıştığı birimin müdürünün tanık sıfatıyla bilgilerine başvurmak ve elde edilecek deliller ışığında dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçip geçmediğini de tartışarak sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 25/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy