MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitiyle, 21/10/2008 tarihinden itibaren yatırmış olduğu isteğe bağlı sigorta primlerinin iadesiyle, 5.000,00 TL aylığın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, bakıma muhtaç biri olup olmadığının tespiti ile, 21.10.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitini, kurumca aylık bağlanan 1.10.2009 tarihine kadar hak ettiği aylıklardan 5.000,00 TL'nin ödenmesi ile, fazladan ödediği isteğe bağlı sigorta primlerinin iadesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 1.11.2008 tarihi itibari ile malullük aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve 21.10.2008 tarihindeni itbaren yatırmış olduğu isteğe bağlı sigorta primlerinin iadesi ile, 5.000,00 TL aylığın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasa’ya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı asker Hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili
olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kululunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek ATK Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davalı kurum 27.8.2009 tarihli yazısı ile, davacının 17.11.2008 tarihli Haseki Hastahanesi'nin ve 15.7.2009 tarihli İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastahanesi'nin raporları esas teşkil etmek üzere, çalışma gücünü %60 oranında kaybettiğine karar verilmişse de, 10.7.2007 tarihli Silivri Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ile davacının çalışma gücünün %62,79'nu kaybettiğinin tespit edildiği, maluliyetin başlangıcına ilişkin tereddütün hasıl olduğu, Yüksek Sağlık Kurulun'ndan maluliyete ilişkin rapor alınmaksızın sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, Yüksek Sağlık Kurulun'ndan maluliyete ilişkin rapor alınarak, davacıya ait hangi tarihli rapor esas alınarak maluliyet tarihinin belirlendiği tespit edilip, itiraz halinde Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan rapor alınması, raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise, 5510 Sayılı Yasanın 95. maddesinde öngörülen prosedür uyarınca üst kurul olan Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekir.
Mahkemece maluliyet başlangıcı belirlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.