Davacı, ...., ile davalı, Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ... aralarındaki tespit davası hakkında Isparta İş Mahkemesince verilen 26/10/2011 gün ve 227/432 sayılı kararın BOZULMASINA ilişkin Dairemizin 16/04/2012 gün ve 4405/6163 sayılı ilamına karşı davacı tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
İş Mahkemeleri Kanununun 8/3. maddesi gereğince İş Mahkemelerinden verilen kararlara ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalıdır. Ancak; Yargıtay onama ya da bozma kararlarında açıkça maddi hatanın bulunduğu hallerde, dosyanın yeniden incelenmesi mümkündür. Zira maddi yanılgıya dayalı olarak verilmiş onama yada bozma kararları ile, hatalı biçimde hak sahibi olmak, evrensel hukukun temel ilkelerine ters düştüğünden karşı taraf yararına sonuç doğurmamalıdır. Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır.
Davacı, 6111 sayılı Yasa'dan yaralanmak amacıyla verdiği dilekçe doğrultusunda, eksik primini tamamlayarak, emekli olmasının mümkün olduğunun tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacının 01.04.1996 tarihinden itibaren Tarım ... sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasa'dan yaralandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının 30.6.2008 tarihli talebi doğrultusunda, prim kesintisine istinaden geriye dönük olarak 01.04.1996 tarihinden itibaren Tarım ... sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, davacının prim borcundan kurtulmak maksadı ile 21.8.2008 tarihli dilekçesi ile yaşı ileri olduğundan tarım bağkur sigortalı olmak istemediğini Kuruma bildirdiği, bu dilekçe üzerine davacının tarım bağkur sigortalılığının aynı tarih itibariyle iptal edildiği, ancak 6111 Sayılı Yasa'nın yürürlüğe girmesinden sonra davacının 3.5.2011 tarihli başvurusunda 6111 Sayılı Yasa'dan yararlanarak prim borçlarını ödemek istediğini Kuruma ilettiği, Kurumun 18.5.2011 tarihli yazısı ile davacıya daha önce verdiği dilekçeye istinaden sigortalılığının iptal edildiğini bildirdiği anlaşılmaktadır.
Sözü edilen sosyal sigortalılık, kişinin Anayasa’da ifadesini bulan temel sosyal haklardan olan sosyal güvenlik hakkına ilişkindir. Nitekim, Anayasa’nın 12. maddesine göre, herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Anayasa’nın 60. maddesinde ise, “herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu iki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasanın 4/b-4 maddesinde bu ilke aynen benimsenerek tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları bildirilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp, aynı zamanda bir yükümlülüktür. Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez.
Davacının prim kesintisine göre geriye dönük tescilinin Kurumca daha önce yapılmış olup, bu hususta muaraza bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığın davacının prim borcundan kurtulmak maksadı ile verdiği dilekçe neticesi sigortalılığının iptal edilip edilmeyeceği noktasında toplandığı, sigortalılık hakkından feragat edilemeyeceğinden yerel mahkemenin uyuşmazlık konusunda verdiği kararının doğru olup onanması gerekirken Dairemizce zuhulen davacının tarım bağkur sigortalılık şartlarını taşıyıp taşımadığının araştırılması gerekçesiyle bozulduğu anlaşılmaktadır.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan maddi hata istemi kabul edilmeli, Dairemizin 16.04.2012 tarihli 2012/4405 Esas, 2012/6163 Karar sayılı bozma kararı kaldırılarak, mahkemenin 26.10.2011 gün ve 2011/227 Esas, 2011/432 Karar sayılı kararı onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının maddi hata isteminin kabulüyle, Dairemizin 16.04.2012 tarihli 2012/4405 Esas, 2012/6163 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, Isparta İş Mahkemesi’nin 26.10.2011 gün ve 2011/227 Esas, 2011/432 Karar sayılı kararının ONANMASINA, 12/09/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy