MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, tararruf teşvik nema kesintisi ve nema alacağının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
Davacı, adına tasarrufu teşvik fonuna yatırılan ancak kayıtlarda gözükmeyen dönemlerin kayıtlara işlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, fondaki anapara ve nema alacağı olan 3.500.00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 79,54 TL tasarruf teşvik kesintisinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, 878,91 TL tasarruf teşvik kesinti nemasının da dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı işveren ... Tekstil San. Tic. A.Ş.’den alınarak davacıya verilmesine, davalılardan ... ve Dış Ticaret Müsteşarlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ve T.C. ... hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
1) ... Tekstil San. Tic. A.Ş. ve T.C. Ziraat Bankası yönünden; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının bu davalılar yönünden yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2) Davalılar ... ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı yönünden; somut olayda, kamu kurumu niteliğinde olan davalılara husumet yöneltilerek belli doğrultuda tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nema alacağının ödenmesine ilişkin idari işlem tesis etmeye zorlayıcı hüküm kurulması amaçlandığına göre talebin idari nitelik taşıdığı kabul edilmelidir.
Ayrıca tasarruf kesintilerinin ilgililerin iradeleri dışında, idarenin kamu gücü kullanılarak yapıldığı, konunun kamu hukuku alanına ilişkin olduğu gözetildiğinde ve tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nemaların tahsili istemiyle, idareye karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, idari yargı yerinin görevli olduğuna dair Uyuşmazlık Mahkemesi 06.12.2010 tarih ve 2010/186-256 E-K sayılı kararı da dikkate alındığında davalılardan ... ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı aleyhine açılan davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.01.2013 tarihli 2012/22-1657 Esas ve 2013/1 Karar sayılı ilamında, kesintilerin çalışanların iradeleri dışında ve idarenin kamu gücü kullanılarak yapıldığı, bu tasarrufların kamusal usul ve esaslarla değerlendirilmesi suretiyle bir kamu hizmetinin düzenlendiği belirtilerek 3417 sayılı Yasanın, yükümlü tuttuğu kamu kurum ve kuruluşlarınca 4. maddedeki yükümlülüğün zamanında veya hiç yerine getirilmemesi halinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın idari bir işlemden kaynaklanması ve konunun kamu hukuku alanına ilişkin olduğu gözetildiğinde; kamu çalışanları tarafından tasarruf kesintisi, işveren katkısı ve nema alacağının tahsili istemiyle, ... Müsteşarlığına karşı açılan davalarda, idari yargı yerinin görevli olduğunun kabul edileceği belirtilmektedir.
Şu durumda davalılar ... ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı hakkındaki uyuşmazlık, 2577 sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca adli yargının görevi dışında kaldığı, uyuşmazlığın çözümünün İdari Yargının görev alanına girdiği gözetilerek 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre dava şartı olan "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Hüküm fıkrasının 2. bendindeki “... ve Dış Tic. Müsteşarlığı, SGK Başkanlığı ve” sözcüklerinin silinmesine,
2) Hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak; “... ve Dış Ticaret Müsteşarlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı hakkındaki dava yönünden 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b maddesine göre yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE," rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 10/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy