MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 08.10.1992 – 14.10.1992 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; ... sicil numaralı ... İnşaat isimli işyerinden davacı adına 08.10.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma verildiği, davalı işyerine ve davacının çalışmasına ilişkin başka da belge olmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği ... sicil numaralı ... İnşaat isimli işyerinin kimin adına tescilli olduğunun araştırılmadığı, bu işyerine ilişkin sicil dosyası ile dönem bordroları ve davacının şahsi sicil dosyasının getirtilmediği, buna göre eksik araştırma ile karar verildiği görülmüştür.
Yapılacak iş, davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği ... sicil numaralı ... İnşaat isimli işyerine ait işyeri sicil dosyasını getirtmek, işyerinin kimin adına tescilli olduğunu tespit etmek, davalı işveren olarak gösterilen ... adına tescilli ise davaya devam etmek, aksi halde tespit edilen kişiyi davaya dahil etmesi için davacıya önel vermek, taraf teşkili sağlandıktan sonra dava konusu dönemde davalı işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığını sormak, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını
getirtmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, tanıkların hizmet cetvellerinin getirtilerek dava konusu dönemin tamamında bordrolu olup olmadığını denetlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının şahsi sicil dosyasını getirterek incelemek, ihtilaflı dönemde gerek davalı işyerinden gerekse de başka işyerinden bildirilen çalışması olup olmadığını tespit etmek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.