MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, murisinin davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacı murisinin 7.7.2000 - 18.7.2001 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı murisi adına 7.7.2000 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği, davacı murisinin davalı işverene ait 1022446 sicil no'lu işyerinde 7.7.2000 – 12.3.2001 tarih aralığındaki çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği, davalı işyerinin 7.7.1997 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, dava konusu olan dönemde Eylül 2000, Kasım 2000, Aralık 2000 ve Ocak 2001 dönemlerine ilişkin imzalı, Temmuz 2000, Şubat 2001, ve Mart 2001 dönemlerine ilişkin imzasız ücret bordrolarının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davacı tarafından gösterilen ve bordro tanığı niteliğinde olan tanıkların çalışmayı doğrulamasına karşılık, davalı tarafından gösterilen bordro tanığı niteliğinde olan tanıkların ise davacı murisinin çalışmasının bildirilenden ibaret olduğunu beyan ettikleri, buna göre tanık beyanları arasında çelişki olduğu, Mahkemece dönem bordrolarında resen tanık seçilerek dinlenilmediği ve çelişki giderilmeden karar verildiği görülmüştür.
Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarından ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
07.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.