MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 22/03/1985-08/05/2006 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 22.03.1985 ile 08.05.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı yasa kapsamında Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 04.12.2009 tarihli tahsis talebine istinaden emekli olmaya hak kazandığının tespiti ve ödenmeyen emekli maaşlarının yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, duruşmanın16.07.2010 günlü oturumunda davalı kuruma tefhim edilen ve davacının yokluğunda verilen kısa karar ile "davacıya 01.01.2010 tarihinden itibaren maaş bağlanması gerektiğinin ve bu tarihten itibaren aylıkların ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespiti"şeklinde karar verilmiş ise de gerekçeli kararda " davacının 01.08.2007 tarihinde emekli olmaya hak kazandığının ve bu tarihten itibaren aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine" şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp davalı kuruma tefhim edilen ve davacının yokluğunda verilen karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa zaptın 16.07.2010 günlü oturumda davalı kuruma tefhim edilen ve davacının yokluğunda verilen kısa karar ile, gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itiraz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 08/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy