MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıların davalı işverene ait işyerinde 1982 tarihinden dava tarihine(21.05.2008) kadar geçen ve Kurum'a bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davacı ... açtığı davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde 01.09.1998 - 22.12.1999 tarihleri arasında 448 gün, 06.11.2002 - 20.02.2008 tarihleri arasında 1931 gün olmak üzere toplam 2379 süreyle çalıştığının ve bu sürenin kuruma bildirilmediğinin tespitine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde 01.09.1998 - 20.02.2008 tarihleri arasında 3391 gün süreyle çalıştığının ve bu sürenin kuruma bildirilmediğinin tespitine, karar verilmiştir.
Yasal dayanağını 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinden alan hizmet tesbiti davalarında zorunlu veya ihtiyari ( isteğe bağlı ) dava arkadaşlığı söz konusu olmadığından bir arada açılarak ya da birleştirilerek görülmeleri mümkün değildir
Zorunlu dava arkadaşlığı maddi hukukun ( M.K., B.K., TTK ) bir hakkın birden fazla kişi tarafından dava edilmesini veya birden fazla kişiye karşı dava açılmasının öngördüğü durumdur. Somut olayda maddi yönden zorunlu dava arkadaşlığı ( örneğin M.K.'nun md. 702 iştirak halinde mülkiyet, B.K. 520 adi ortaklık) bulunmadığı gibi şekli yönden dava arkadaşlığı da ( M.K. Md. 286. M.K. Md. 713, İİK md. 282) söz konusu değildir.
Öte yandan dava arkadaşlığı dışında kalan ihtiyari ( isteğe bağlı) dava arkadaşlığının mümkün olduğu haller HUMK'nun 43. maddesini de a) dava konusu hak veya borcun ortak olması (B.K. md. 142. müteselsil borçluluk b) borçluların ortak bir işlem (örneğin sözleşme) ile birden çok kişi yararına borç yüklenilmiş olması c) Davanın aynı nedenden doğması ( örneğin B.K. 50 birden fazla kişinin haksız sorumluluğu ) olarak sayılmıştır. Somut olayda davacılar arasında anılan maddede öngörülen nitelikte ihtiyarı ( isteğe bağlı) dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin menfaatleri farklı olan davacıların ayrı ayrı dava açmaları yerine tek dava açmaları sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı ... Müdürlüğü'ne iadesine
05.11.2013gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy