MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalı Kurumun yapmış olduğu takibin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanmaması ve alacağın yargılamayı gerektirir olması nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde ödeme emrine karşı dava açma süresi 7 gün ile sınırlandırmıştır. İtiraz davası için öngörülen 7 günlük sürenin hak düşürücü nitelikte olduğu konusunda kuşku bulunmamaktadır .Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.4.2001 gün ve 2002/21-201-297 ve 24.3.2004 gün ve 2004/10164-170 sayılı Kararları bu doğrultudadır.
Somut olayda, davacının iptalini talep ettiği 2012/10102 takip sayılı ödeme emrinin 14.02.2012 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın 21.02.2012 tarihinde, iptal davası için öngörülen 7 günlük hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, tebliğ tarihinin 14.2.2012 tarihi olduğu gözetilmeden işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, ödeme emrinin ... merkezine geliş tarihi olan 11.2.2012 tarihinin tebliğ tarihi olarak nazara alınıp davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy