MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde çalıştığının tespitiyle, işçilik alacakları ile tasarruf teşvik ve nema alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, davalılardan Haymana Belediye Başkanlığında işçi olarak çalıştığı döneme ilişkin tasarruf teşvik ve nema alacağı ile işçilik alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tasarruf teşvik alacağı ile ilgili olarak ... açısından davanın kabulüne,... açısından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık idari bir işlemden kaynaklanmaktadır.
Somut olayda kamu kurumu niteliğinde olan davalıya husumet yöneltilerek kurumu belli doğrultuda tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nema alacağının ödenmesine ilişkin idari işlem tesis etmeye zorlayıcı hüküm kurulması amaçlandığına göre talebin idari nitelik taşıdığı kabul edilmelidir.
Ayrıca tasarruf kesintilerinin ilgililerin iradeleri dışında, idarenin kamu gücü kullanılarak yapıldığı, konunun kamu hukuku alanına ilişkin olduğu gözetildiğinde ve tasarruf kesintisi, kurum katkısı ve nemaların tahsili istemiyle, idareye karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, idari yargı yerinin görevli olduğuna dair Uyuşmazlık Mahkemesinin 06.12.2010 tarih ve 2010/186-256 E-K sayılı kararı da dikkate alındığında bu tür bir uyuşmazlığın idari yargı yerinde görülmesi gerekir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.01.2013 tarihli 2012/22-1657 Esas ve 2013/1 Karar sayılı ilamı ve 23.01.2013 tarihli 2012/22-1795 Esas,2013/125 Karar sayılı ilamları da bu yönde olup, , kamu çalışanları tarafından tasarruf kesintisi, işveren katkısı ve nema alacağının tahsili istemiyle, anılan İdareye karşı açılan davalarda, idari yargı yerinin görevli olduğunun kabul edileceği belirtilmektedir.
2577 sayılı İYUK. gereğince “idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları zarar görenler tarafından açılacak tam yargı davaları” idari dava olarak belirlenmiştir.
Şu durumda tasarruf teşvik alacağının tahsiline yönelik olarak Hazine ve Belediye Başkanlığı aleyhine açılmış bulunan dava, 2577 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca adli yargının görevi dışında kaldığından yargı yolu bakımından dilekçenin reddine karar vermek gerekirken işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Hazinenin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/12/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy