MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVALILAR:
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 1.6.1994-24.6.2002 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.6.1996-1.6.2002 tarihleri arasında davalı ....Şti’ye ait ... sicil nolu işyerinde hizmet akdi ile aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davalı ...’nin ilk işyerinin ... sicil numarası ile Kuruma kayıtlı olduğu, daha sonra işyerinin şirkete dönüştürülmesi sonucu ... sicil numarası alarak Kuruma tescilinin yapıldığı, davalı ...’ye ait işyerinin 8.12.1984, ... ...’e ait işyerinin 1.2.1999 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının getirtildiği,davacının Kurum sicil dosyasının dosya içine alındığı anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş ... tanıkları ya da komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dinlenen davacı tanıkları ve bir kısım ... tanıklarının davacının çalışmalarını doğruladığı, bir kısım tanıkların ise tespiti istenen yıllar itibariyle çalışmalarının olmaması nedeniyle beyanlarının yetersiz olduğu, ayrıca davalı ...’ye ait işyeri kayıtlarının daha önce bozma kararında belirtilmesine ve mahkemece bozmaya uyulmuş olmasına rağmen dosya arasına alınmadığı ve bu kayıtlarda bulunan ... tanıklarının dinlenmeden davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulması, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiği, resen araştırma yapılmasının gerekeceği gözardı edilerek sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, davalı ...’ye ait ... sicil nolu ... ... Satışı (adres ... Mah. Lise cad. No:32 ORDU ) işyerinin uyuşmazlık dönemine ait dönem bordrolarının Kurum’dan getirtilerek, bordrolarda çalışmaları bulunanlar içerisinden adları resen belirlenecek ... tanıklarının beyanlarına başvurmak, tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.