MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yetim aylığının geriye dönük kesilmesine ve borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 5510 sayılı Kanunun 56/2 fıkrası uyarınca kesilen ölüm aylığı nedeni çıkarılan 13.865,67 TL borca ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, istek gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan ve 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa'nın 56. maddesinin son fıkrasında “ Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” kuralı getirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 1952 doğumlu davacı ...'in 19.6.2001 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleşen Merzifon Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 19.4.2001 tarih ve 2001/81-144 E.K.sayılı kararı ile 4721 sayılı TMK'unun 166/3 maddesine göre eşi ...'den boşandığı, davacının ölüm aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğu ve kendisine aylık bağlanmakla birlikte davacının boşandığı eşi ile 1.10.2010 tarihinde tekrar evlendiği ve Sosyal Güvenlik Kontrol Memuru tarafından hazırlanan 23.8.2010 günlü "Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu Raporu" nda yapılan belirlemelere göre yapılan fiili denetimde davacı ve eşinin aynı adreste birlikte yaşadıklarının tespit edildiği gerekçesi ile 5510 sayılı Yasa'nın 56/son maddesi gereğince davacıya bağlanan ölüm aylığının 26.10.2008 tarihi itibariyle kesilerek, 26.10.2008-25.11.2010 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkların davacıdan istendiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, Sosyal Güvenlik Kontrol Memurunun raporuna esas aldığı tutanak tanığı olan mahalle muhtarı ...'in davacı ve eşinin boşanmalarına rağmen aynı avlu içerisinde eşine ait evde birlikte yaşadıkları yönündeki ifadesini mahkeme huzurunda değiştirdiği ancak ifadesini değiştirmesini gerektirir haklı bir neden ileri süremediği anlaşılmaktadır.
Müfettiş raporları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdir. Aksinin ancak eş değer belgelerle ispatlanması gerekir. Kaldı ki tanık beyanları ile de davacı ve boşandığı eşinin eylemli olarak birlikte yaşadığı ortadadır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin davanın reddi yerine yazılı biçimde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.