MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Nisan 2000-Mayıs 2004 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı,davalı işyerinde 2000 Nisan ayı ile 2004 mayıs ayı arasında kesintisiz çalıştığının tespitini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının davalı işyerinde işe girişini gösteren 04.03.2003 tarihli imzalı işe giriş bildirgesi bulunduğu, hizmet cetvelinde davalı işyerinden 04.03.2003-15.08.2003 arası 163 gün çalışmasının bildirildiği,mahkemece dinlenen bordro tanığının dava konusu dönemin tamamını kapsar biçimde çalışması bulunmadığı, komşu işyeri tanığı ...'ın davacının çalışmasını doğruladığı ,15.08.2003 tarihli istifa dilekçesindeki ve 04.03.2003 tarihli hizmet sözleşmesindeki imzaların davacı tarafça inkar edilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde diğer bordro tanıklarını dinlemek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak, dinlenen bordro ve komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy