MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/07/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar ile ihbar olunanlar adına gelen olmadı.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava 04.05.2004 tarihinde meydana gelen Trafik iş kazasında % 31,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı işveren ... Otomotiv End. San. Tic AŞ ile servis hizmeti alınan ... Tur. Servis Taş. San Tic Ltd Şti’nin kusurlarının bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sigortalının davalı ... Otomotiv End. San. Tic AŞ’de pres operatörü olarak çalıştığı, olay günü işverence servis hizmeti alınan ... Tur. Servis Taş. San Tic Ltd Şti tarafından temin edilen, dava dışı ...’a ait olup ... İdaresindeki işçi servis otobüsü ile işe gelirken yol üzerindeki ilköğretim okulunun önünde bulunan hız kesici tümsekten hızlı geçilmesi nedeniyle meydana gelen kazada araç içerisinde arka koltukta oturmakta olan davacının yaralandığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, işyeri servis hizmetinin doğrudan işverence verilmediği ve kazaya neden sürücü ile işveren arasında hizmet akdi bulunmadığı hallerde, servis araç sürücüsünün kusurlu eylemi ile ortaya çıkar zarardan işverene ve işverenin servis hizmetini satın aldığı şirkete sorumluluk düşüp düşmeyeceği konusuna ilişkindir.
506 Sayılı yasanın 11/A-e ve 5510 sayılı Yasanın 13/e maddelerinde de işverence temin edilen araçla işe geliş gidiş sırasında meydana gelen ve sigortalının hemen veya sonradan bedenen veya ruhen zarar görmesine yol açan olayın iş kazası olduğu düzenlenmiştir. Keza 4857 Sayılı Yasanın 2. 506 Sayılı Yasanın 5/2 ve 5510 sayılı Yasanın 11/2 maddelerinde belirtildiği üzere araçlar işyeri kapsamında kabul edilmişlerdir. Bu duruma göre servis düzeninin bulunduğu bir işyerinde sigortalıların emniyetli ve güvenli bir şekilde işyerine götürülüp getirilmeleri işveren yükümünde olan bir sorumluluktur. İşverenin bu görevi kendi araç ve işçisiyle yapılabileceği gibi taşıma sözleşmesine bağlı olarak da yaptırması mümkündür. İşçi taşıma işinin işveren nam ve hesabına yapılması durumlarında, işçiye karşı sorumluluk doğrudan işverene aittir. Servis işini yüklenenle servisten yararlanan işçiler arasında, doğrudan hukuksal ilişki bulunmamaktadır. Bu nedenle; işverenin, taşıma sırasında doğrudan sorumlu olduğu, kusuru bulunmasa bile zarardan sorumlu olacağı gözetilmeksizin istemin reddi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır
Davalı …Ltd Şti’ne gelince: Kazaya karışan aracın malikinin ... olup, olay sırasında ki araç sürücüsünün de bu kişinin işçisi olduğu anlaşılmakta ise de bu aracın davalı ... Ltd Şti adına taşıma yaptığı ve çalıştırıldığı anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle servis hizmetinin aracın gerçek maliki adına değil, servis hizmetini yüklenen davalı ... Ltd Şti adına yapıldığı açıktır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesine göre; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Bu duruma göre de, yerel mahkemece, davalı ...….Ltd Şti’nin Trafik Kanunu'nun 85. maddesinde belirlenen teşebbüs sahibi olarak kabul edilerek, meydana gelen zarardan kusur bulunmasa bile müteselsilen sorumlu tutulması gerekir. Bu yasal düzenleme karşısında davalı ...….Ltd Şti hakkında açılan davanın kusurunun bulunmadığından reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde ve özellikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/07/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy