MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalılardan ... ait ... plakalı araçta 01.07.2001 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, aracın satılması nedeniyle 2005 Aralık ayından sonra davalılar ... ve ... yarı yarıya sahip oldukları ... plakalı araçta 20.08.2006 tarihine kadar çalışmaya devam ettiğini, talep ettiği halde kuruma sigorta bildiriminin yapılmadığını, 01.07.2001 - 20.08.2006 tarihleri arasında günde 2 sefer yapmak üzere günlüğü 40.00 TL' den çalıştığını belirterek hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverenler arasında zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından HMK'nın 167. maddesi gereğince her işveren yönünden davanın ayrılmasına karar verilerek her bir davalı ile ilgili dava ayrı esasa kaydedilmiş ve her bir dava ayrı ayrı sonlandırılmıştır.
İş bu davanın ... yanında 05.01.2005 – 19.12.2006 tarihleri arasında geçen çalışmaların tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı ... nezdinde, 05/01/2005 – 19.12.2006 tarihleri arasında taban ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davacının 11.12.2006 tarihli dava dilekçesi ile açtığı davalardan ... ile ilgili olan davada; yerel mahkemece 16.04.2012 tarih, 2006/155 E. - 2012/223 K. sayılı ilam ile, “davanın kabulü ile, davacının davalı ... nezdinde, 01.07.2001 – 04.01.2005 tarihleri arasında taban ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verildiği, kararın Dairemiz tarafından 05/12/2013 tarih, 2012/17697 E., 2013/22950 K. sayılı ilam ile, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği, gerekçesiyle bozulduğu, ... mirasçıları ile ilgili davada; yerel mahkemece 27.03.2012 tarih, 2012/30 E. - 2012/169 K. sayılı ilam ile, “davanın kabulü ile, davacının 05.01.2005 – 19.12.2006 tarihleri arasında ... nezdinde, 20.02.2006 - 20.08.2006 tarihleri arasında ... nezdinde taban ücret üzerinden çalıştığının tespitine karar verildiği, kararın Dairemiz tarafından 26.11.2013 tarih, 2012/15281 E., 2013/21963 K. sayılı ilam ile, “davacının 10.05.2006 - 07.07.2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığı süre yönünden tespite karar verilemeyeceğinden, tahliye olunduktan sonra işe başlayıp başlamadığı hususu irdelenmediğinden ve ... yönünden tefrik kararı verilmesine rağmen bu davada ... yönünden de karar verilmesi nedeniyle hatalı olduğu” belirtilerek bozulduğu görülmüştür.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dava konusu dönemde davacı adına gerek davalı işyerinden gerekse de davadışı işyerinden hizmet bildiriminin olmadığı, davakonusu ... plakalı aracın 04.01.2005 tarihinde ... ve ... adına, ... ’ın hissesini 17.02.2006 tarihinde ... ’a sattığı, ...’ın da 22.08.2007 tarihinde ½ hissesini ... ’a sattığı, davacının 10.03.2000 tarihinden beri otobüs ile yolcu taşımacılığından dolayı vergi mükellefi olduğu, davacının 10.05.2006 tarihinde ... plakalı otobüsün şoförlüğünü yaparken yayaya çarparak kaza geçirdiği, bu kaza nedeniyle 10.05.2006 - 07.07.2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığı anlaşılmaktadır.
Davada sıfat, tarafın dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında re’sen gözönünde tutulması gerekir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir.
Hizmet tespiti davalarında, davacının tespitini istediği çalışmanın geçtiği işyerinin sahibi olan gerçek ya da tüzelkişi işveren, Sosyal Güvenlik Kurumu ile zorunlu dava arkadaşıdır.
Somut olayda dava konusu dönemde, ... plakalı otobüsün ... ve ... adına tescilli olduğu, buna rağmen ... ’ın davaya dahil edilmediği, davacının gösterdiği tanıkların beyanı ile yetinildiği, resen tanık belirlenip beyanının alınmadığı, davacının tutuklu kaldığı 10.05.2006-07.07.2006 tarihleri arasındaki sürenin dışlanmadığı görülmüştür.
Yapılacak iş; davacı talebinin, 05.01.2005 – 19.12.2006 tarihleri arasındaki bildirilmeyen sürelerin tespiti istemi olduğunu gözeterek, öncelikle, davalı ... ile birlikte dava konusu dönemde davacının çalıştığını iddia ettiği aracın ... plakalı otobüsün diğer ortağı olan ... ’ın işverenlik sıfatının bulunup bulunmadığını vergi kayıtları ve bu yöne ilişkin davalı kurum kayıtları celp ederek açıklığa kavuşturmak, ... ile ... arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunun tespit edilmesi halinde, anılan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu gözetip, yargılamanın her iki davalıya karşı yürütülmesi gerektiğini kabul ederek ... ’ın davaya dahil edilmesi için davacıya önel vermek, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra bu tarafın da gösterdiği delilleri de toplamak, ayrıca davacının çalıştığını söylediği Silivri-Yenibosna hattında dava konusu edilen dönem içinde çalışan diğer şoförlerin isimlerini tespit edip tanık sıfatıyla bilgilerine başvurmak, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının dava konusu edilen dönem içinde aldığı trafik cezalarını araştırıp bu cezaların davalıya ait aracı kullanırken alınan cezalar olup olmadığını belirlemek, davacının mesleği ile ilgili bir dernek veya oda kaydının bulunup bulunmadığını tespit etmek, tutuklukta geçirdiği süre yönünden tespite karar verilemeyeceğini gözeterek bu süreyi dışlamak ve tahliye olunduktan sonra işe başlayıp başlamadığı hususunu irdelemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.