MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kesilen emekli maaşının tekrar bağlanmasına, kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle tahsiline, borçlu olmadığının tespitine, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, yurt dışı borçlanması yoluyla kazanılan hizmet süresi gözönünde tutularak bağlanan yaşlılık aylığının kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile yersiz ödeme nedeniyle talep edilen 25.317,51 TL ve yasal faizinden davacının sorumlu olmadığının tespiti, Kurum tarafından açılan ve birleşen dava ise davacı-davalı ...'ya yersiz ödenen 25.317,51 TL ana para ve 22.986,41 TL faizin (her bir maaşın ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı-davalı ... tarafından açılan 2011/1266 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davacının yaşlılık aylığının iptal edilmediği ve ödenmeye devam edildiği gerekçesiyle Kurum işleminin iptali ve yeniden bağlanması talebinin reddine, davacı adına borç kaydedilen 17.284,51 TL alacak ve 20.720,42 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.004,03 TL tutarındaki yersiz ödemeye dair Kurum işleminin iptaline, fazla istemin reddine, ... tarafından açılan ve birleşen 2011/1305 Esas sayılı davanın kısmen kabulü ile davacı-davalı ...'ya yersiz ödenen 8.033,00 TL asıl alacak ve 2.265,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.298,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile Kuruma ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 01.01.1950 doğumlu davacının yurt dışındaki eylemli çalışmasının 18.06.1969 tarihi olduğu, yurt dışında 18.06.1969-25.11.1997 tarihleri arasında geçen 10237 günü borçlandığı ancak bu sürenin 7200 günlük kısmını 04.08.1998 tarihinde ödediği, davacının 01.07.1998 tarihinde kesin dönüş yaptığını belirterek 04.08.1998 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunması üzerine 01.09.1998 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, yurt içinde sigortalılığının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
3201 sayılı Kanun'un uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan "Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi" başlıklı 6.maddesine göre;
"A) Bu Kanuna göre değerlendirilen sürelere istinaden aylık tahsisi yapılabilmesi için,
a) Yurda kesin dönülmüş olması,
b) Tahakkuk ettirilen' döviz borcunun tamamının ödenmiş olması,
c) Döviz borcunun tamamının ödenmesinden sonra yazılı istekte bulunulması,
Şarttır.
Yukarıdaki şartları yerine getirenlerden tahsise hak kazananların aylıkları, yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren başlatılmak üzere ilgili ... kanunu hükümlerine göre bağlanır.
B) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ay başından itibaren aylıkları kesilir.
Bunlardan yeniden kesin dönüş yapanların, bu hizmetlerini 4 üncü madde hükümleri gereğince borçlanmaları şartıyla aylıkları bu süreler de dikkate alınarak yeniden hesaplanır. Bu borçlanmayı yapmayanların eski aylıkları yurda kesin dönüş tarihini takip eden ay başından itibaren müracaatları üzerine tekrar ödenmeye başlanır."
Dosyada bulunan yurt dışı hizmet cetveline göre; davacının yurt dışında 01.09.1998-08.04.1999 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu, 09.04.1999-20.05.2007 tarihleri arasında "yardım ödemesi olmadan işsizlik yardımı" (sosyal yardım almadan) aldığı, 01.04.2007-31.05.2008 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu ve 01.01.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Kurum, 3201 sayılı Kanun'un 6.maddesine göre "kesin dönüş koşulunun gerçekleşmediği" gerekçesiyle davacıya 18.12.2000-18.07.2003, 18.10.2003-18.06.2004, 18.09.2005-18.06.2006 ve 18.02.2007-31.05.2008 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıklarını yersiz ödeme kabul ederek davacıdan talep etmektedir.
Davacının 01.09.1998 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanmasından sonra 01.04.2007-31.05.2008 tarihleri arasında yurt dışında sigortalı olarak çalıştığı anlaşılmakla bu dönemde ödenen yaşlılık aylıklarının yersiz ödeme nedeniyle istenmesi doğrudur.
Ne Varki mahkemece davacının 18.12.2000-18.07.2003, 18.10.2003-18.06.2004, 18.09.2005-18.06.2006 ve 18.02.2007-31.03.2007 tarihleri arasında kesin dönüş koşulunu sağlayıp sağlamadığı yöntemince araştırılmamıştır. Davacının 09.04.1999-20.05.2007 tarihleri arasında "yardım ödemesi olmadan işsizlik yardımı" (sosyal yardım almadan) aldığı ve 07.07.2011 tarihli belgede davacının adresi olarak ... şehrinin yazıldığı, Kurumca yersiz ödeme işleminin ihbar mektubu üzerine yapıldığı anlaşılmakla davacının 18.12.2000-18.07.2003, 18.10.2003-18.06.2004, 18.09.2005-18.06.2006 ve 18.02.2007-31.03.2007 tarihleri arasında kesin dönüş koşulunu sağlayıp sağlamadığının yöntemince araştırılması ve buna göre Kurumun ödediği aylığın yersiz olup olmadığına karar verilmesi gerekirken bu yönde araştırma yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan, 5510 sayılı Kanun'un 96/a bendine göre yersiz ödenen her bir aylığın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy