MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.01.2006-21.03.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti ile gerçek ücretinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.04.2006-21.03.2008 tarihleri arasında prime esas 93,04 TL günlük kazanç ile 01/04/2006-31/08/2006 tarihleri arasında 150 gün fiilen ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.09.2006-21.03.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının Kuruma bildirildiği, dinlenen tanık beyanlarının çalışmanın niteliğini ve süresini belirlemeye yeterli olmadığı, davacının ... Bankasındaki hesabına ... isimli şahıs tarafından 01.05.2006-25.12.2007 tarihleri arasında aralıklı olarak avans ve maaşlar açıklaması ile para yatırıldığı anlaşılmaktadır.
1- Hizmet tespiti yönünden açılan davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; hükme esas almaya elverişli olmayan tanık beyanına itibar olunarak eksik inceleme ile verilen tespit kararı hatalıdır.
Yapılacak iş, dava konusu dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
2- Davacının ücret tespiti istemine gelince, davacı asgari ücretin üzerinde çalıştığını ileri sürmektedir.
Nitelikli ve tecrübeli bir işçinin, yaptığı işin özelliğine göre asgari ücret üzerinden ücret alması, hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu durumun belirlenmesi halinde, işveren tarafından asgari ücret üzerinden düzenlenen belgelerin aksinin kanıtlanamayacağı düşünülemez.
Somut olayda; davacının öğrenim durumu(tahsili) ile davalı işyerinde hangi işte çalıştığı açıklığa kavuşturulmadan, davacı hesabına yatırılan maaş ve avans açıklamalı paraların akibeti araştırılmadan eksik inceleme ile verilen tespit kararı da hatalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle davacıya davalı şirkette yaptığı iş açıklattırılarak, Sosyal Güvenlik Kurumundan davacının sicil dosyası ile işyerine ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, işverenin bordrolarında kayıtlı diğer işçilerin davacının yaptığı iş ve aldığı ücret konusundaki beyanlarına başvurmak, davacının ... Bankasındaki hesabına 25.04.2006-25.12.2007 tarihleri arasında para yatıran kişinin kim olduğu ve davalı şirketle alakasının olup olmadığı araştırılarak, işverenin yaptığı bildirimler ile çalışan işçilerin niteliklerini de karşılaştırarak, işverenin çalıştırdığı işçilerin kıdem ve pozisyonuna göre gerçek ücreti üzerinden bildirilip bildirilmediği üzerinde durmak, davacının asgari ücret ile çalışması olağan olmayan nitelikli bir işçi olup olmadığını, nitelikli bir işte çalıştırılıp çalıştırılmadığını belirlemek, asgari ücretle çalışmasının olağan olmadığı belirlendiği takdirde, işverenin aynı pozisyondaki işçilere ödediği ücretlerin gerçeğe uygun olup olmadığını değerlendirmek, bu bildirimlerin gerçeğe uygun olduğunun belirlenmesi halinde, bu ücretleri esas almak, aksi takdirde benzer işi yapan işyerlerinden, gerektiğinde ilgili meslek odasından ve Türkiye İstatistik Enstitüsü'nden emsal ücret araştırması yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
03.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy