MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davalılardan ... Genel Müdürlüğü yönünden davanın reddine, 66.071.19 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan ... ile ... vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09/07/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, velayeten dava açılan davacılar ..., ... ve ... ’in isimlerinin gerekçeli karar başlığında gösterilmemeleri hatalı ise de bu yanlışlığın HMK 304. Maddesi gereğince mahallen düzeltilmesinin mümkün bulunmasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 21.11.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davalılardan ... Genel Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiği, davacılar yararına manevi tazminatın az takdir olunduğu ve davacı anneye iş kazası kolundan ölüm geliri bağlanması için Kuruma başvuruda bulunması sağlanarak, gelir bağlanırsa bunun peşin sermaye değerinin maddi tazminattan indirilmesi, gelir bağlanmaz ise bu yönde dava açması gerekirken, bu prosedüre uymaksızın maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle yerel mahkemenin önceki kararın bozulmasına ilişkin Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalılardan Tedaş Genel Müdürlüğü aleyhindeki davanın husumet yokluğundan reddine, davacı annenin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı anne ile kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde aleyhine hüküm kurulan davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin manevi tazminatın takdirine ilişkin kararı isabetlidir. Ancak anne lehine maddi tazminat verilmesine ilişkin hüküm hatalı olmuştur.
Dava nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Bu nedenle, haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin Peşin Sermaye değerinin belirlenen tazminattan düşürülmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş yerleşmiş, görüşlerindendir. Bu bakımdan, davanın niteliği göz önünde tutularak öncelikle hak sahiplerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası nedeniyle gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, gelir bağlanmış ise, bildirilen miktarın, tazminattan düşülmesi, gelir bağlanmamış ise bu yön, hak sahibinin tazminat hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahibine; gelir bağlanması Sosyal Güvenlik Kurumuna dava açması için önel verilmesinde yasal zorunluluk olduğu açıktır. Başka bir anlatımla, hak sahibi tarafından Kurum aleyhine açılan davada, 506 Sayılı Yasanın 24. ve 5510 sayılı Yasanın 34. maddesinin öngördüğü koşulların oluşmadığının saptanması durumunda; hak sahibine, gelir bağlanmayacağı giderek, hak sahibinin, destekten yoksun kalma tazminat isteme hakkına sahip olmayacağı açık-seçiktir.
Somut olayda, hak sahibi Anne tarafından iş kazası kolundan gelir bağlanması için açılan davada Şemdinli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi 19.04.2012 gün ve 229-108 sayılı kararı ile kocasından ölüm aylığı aldığından bahisle istemin reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca kesinleşen mahkeme kararı ile davacı ...’in ölen çocuğunun desteğinde olmadığı tespit edildiği göz ardı edilerek, anılan davacı yararına maddi tazminata karar verilmesinin isabetsiz olduğu ortadadır.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuksal olgular dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
09.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy