MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 10/09/2001-15/07/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm temyiz itirazlarının, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 10.09.2001 tarihinden 15.07.2007 tarihine kadar davalı ... Odasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 29.12.2006-15.07.2007 tarihleri arasında davalı ... Odasında çalıştığının tespitine, ancak 29.12.2006 tarihinden öncesine ilişkin talebinin hak düşürücü süre geçtiğinden reddine karar verilmiştir.
506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesi gereği hizmet tespitine ilişkin bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir. Aynı maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinin 01.06.1978 tarihinden itibaren kanun kapsamında olduğu, davalı işyerinden davacı adına 23.01.2003 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin verildiği, 01.08.1991-30.04.1995; 13.06.1996-01.03.2000 ve 23.01.2003-26.05.2004 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, davalı odanın karar defterinden davacının 22.11.2001 tarihinde odada genel sekreter yardımcısı olarak işe başladığı, 26.05.2004 tarihinde işine son verilmesine karar verildiği, 29.12.2006 tarihinde temizlik işlerini yapmak üzere tekrar işe alındığı, 10.08.2007 tarihinde de işine son verilmesine karar verildiği, davacının davalı odada çalıştığına dair 22.11.2001 tarihinden öncesine ilişkin bir karar olmadığı, 19.12.2001 tarihinde; 2002 yılında 2, 3, 5-12.aylarında; 2003 yılının 1.ayında ve 2007 yılında 1.ayından 7.ayına kadar makbuzlarla davacıya ödeme yapıldığı, iki bordro tanığı dinlendiği ancak tanık beyanları arasında davacının çalışmasının mahiyeti konusunda çelişki olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davalı işyeri bir meslek odası olduğundan ücret ödemelerinin kayda geçmesi gerekmekte olup karar defterinden de davacının 22.11.2001 tarihinde işe girmesine karar verildiği ve 2001, 2002, 2003 yıllarına ilişkin davacıya ödeme yapıldığını gösterir makbuzların bulunduğu anlaşılmakta olup davacının sürekli çalışmasının varlığının ortaya konması halinde davacı adına işe giriş bildirgesinin verildiği 23.01.2003 tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçmeyeceği göz önüne alınmadan eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Yapılacak iş, davalı işyerinin meslek odası olması sebebi ile ücret ödemelerinin resmi kayıtlara geçmesi esas olduğundan ödemeye ilişkin evrak ve makbuzları istemek, davalı odanın karar defterinde davacının çalışmasına karar verilmiş olmasının çalışma olgusunun varlığına karine teşkil edeceğini dikkate alarak ücret ödemesinin varlığı halinde işe giriş bildirgesinin verildiği 23.01.2003 tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçmeyeceğini göz önünde bulundurarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.