MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine, işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Uyuşmazlık davacının, bir kamu kuruluşu olan davalı ...'de 15.11.1993-30.03.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespiti ile bu döneme ait işçilik alacaklarının işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Anayasa’nın 141. maddesinde vurgulandığı ve HMK'nun 297 ve 298. maddelerinde de açıklandığı üzere, mahkeme kararları iddia, savunma ve tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, ihtilaflı konular hakkındaki delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıaların neler olduğu ve bunlardan çıkan sonuçlar ile hukuki sebepler gösterilerek gerekçeli biçimde yazılmalıdır. HMK'nun 297/2. maddesinde de taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Mahkeme kararının gerekçe ve hüküm fıkrasında, gerekçe ile hüküm fıkrasının aykırı olduğu, gerekçede, davacının 15.11.1993-30.03.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiği belirtilmiş iken, hüküm fıkrasında , HMK'nun 26.maddesine aykırı bir şekilde, talep de aşılarak 15.01.1993-30.03.2010 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verildiği temyize konu kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu durumda, gerekçe ile hüküm fıkrası arasındaki bu çelişkinin giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ...'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı ...'nun diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 05.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy