MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığını geç almasından doğan maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının yaşlılık aylığını geç almasından kaynaklı 5.000,00 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 1.502,00 TL nin 19.3.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile ve 1.593,51 TL faiz olacağı olmak üzere toplam 3.095,51 TL'nin davalı kurumdan tahsili ile, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki belgelerden; davacının 1.7.1995 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 3.10.2008 tarihinde davalı kuruma yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanamadığı hususlarını sorarak verilen müspet cevap doğrultusunda eksik primlerini yatırmak için kurumun anlaşmalı olduğu bankadan kredi çekmek sureti ile prim borcunu yatırıp 13.10.2008 tarihinde aylık talebinde bulunduğu, ancak kurumca ziraat odası kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde oda kayıtlarına itibar edilemeyeceğinden sigortalılık süresinin güncellendiği ve 5400 gün prim ödeme gün süresi dolmadığından talebinin reddedildiği ve dava konusu yapıldığı, İzmir 2. İş Mahkemesinin 2009/492 E sayılı dosyasında açılan dava neticesinde, davacının 1.7.1995-13.10.2008 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği ve prim borcuna ilişkin olarak bankaya iade edilen miktarın yasal faizi ile birlikte kuruma yatırılmasını takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağının bildirilmesi üzerine davacıya prim borcunu yatırması için önel verildiği ve davacının bankadan yeniden kredi çekerek prim borcunu yatırdığı ve davacıya 1.4.2010 tarihi itibari ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verildiği ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının kuruma başvurusu üzerine çektiği banka kredisi ile mahkeme kararı doğrultusunda ödediği prim borçlarına ilişkin olarak çektiği kredi arasında 1.502,00 TL fazla ödemenin gerçekleştiği, kurumun mahkeme ilamı doğrultusunda aylık bağladığı ve birikmiş aylıkların banka hesabına ödendiği ancak davacı tarafından çekilip çekilmediği hususlarının araştırılmadığı anlaşılmamaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 116.maddesine göre, Kurum, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tespit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirir.Sigortalı ve hak sahibi kimseleri, kararı bildirilen yazıyı aldıkları günden başlamak üzere bir yıl içinde yetkili mahkemeye başvurarak Kurumun kararına itiraz edebilirler.İtiraz kararın uygulanmasını durdurmaz.
Somut olayda, maddi ve manevi tazminata ilişkin kurulan hüküm yerinde ise de davacının ödenmeyen yaşlılık aylıklarına hak kazanıldığı aydan itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiz talebi yönünden, faize ilişkin hakkını saklı tutup tutmadığı hususları araştırılmaksızın hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; kurum tarafından banka hesabına ödenen aylığın davacı tarafından çekilip çekilmediği, çekildiyse faize ilişkin ihtirazi kayıt koyup koymadığı hususları araştırılarak tüm deliller toplandıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.12.2013 günlü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy