MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... Kaya tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, 1992 yılına ait Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarında 113 günlük priminin yatırıldığını ancak geri kalan Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarına ilişkin 252 günlük priminin SGK ya bildirilmediğini, ayrıca 1993 yılında sadece 164 gün prim yatırıldığını geri kalan 201 günlük hizmetinin bildirilmediğini belirterek toplamda 453 günlük hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının ... . Nolu iş yerinden 21.2.1992-31.12.1993 döneminde Kuruma bildirilenler dışında 298 gün hizmet akdine tabi ve asgari ücret ile sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Kurumdan getirtilen davacıya ait hizmet döküm cetveline göre davacının 21/02/1992 tarihinde davalı Belediyeye ait ... sicil numaralı işyerinden giriş yapılarak 1992/1. dönemde 84 gün, 1992/2. dönemde 29 gün, 1993/2. dönemde 60 gün, 1993/3. dönemde 90 gün hizmet bildiriminin yapıldığı, dava dilekçesinin ekinde bulunan ancak üzerinde Kurum kaşesi bulunmayan 1992-1993 yıllarına ait dönem bordrolarında davacının 1992/2. dönemde 90 gün, 1992/3. dönemde 119 gün, 1993/1. dönemde 118 gün, 1993/2. dönemde 60 gün, 1993/3. dönemde 90 gün çalışmasının kayıt altına alındığı, kurumdan getirtilen dönem bordrolarının arasında 1992-1993 yıllarına ait bordroların bulunmadığı, ücret bordrolarının olmadığı, tanık beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, dava dilekçesinin ekinde bulunan ve Kuruma verilip verilmediği belli olmayan dönem bordrolarına ve bordro tanığı olup olmadığı tespit edilemeyen davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tespiti gereken eksik günlerinin 1992/2. dönemde 61 gün, 1992/3. dönemde 119 gün, 1993/1. dönemde 118 gün, toplam 298 gün olduğu belirtilmiş olup mahkeme tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda 21.2.1992-31.12.1993 döneminde kuruma bildirilenler dışında 298 gün sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de 1992/1. dönem, 1993/2-3. dönemde bildirimlerinin tam olarak yapıldığı, bildirilmesi gereken eksik gününün bulunmadığı anlaşıldığından 21.2.1992- 31.12.1993 tarihleri arasında hangi dönemde ne kadar sürenin tespitine karar verildiği açık bir şekilde belirtilmediğinden hükmün bu haliyle infaz kabiliyeti bulunmamaktadır.
Yapılacak iş, dava konusu edilen ve dava dilekçesinin ekinde bulunan 1992-1993 yıllarına dönem bordrolarını getirtip dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının 21.2.1992-31.12.1993 tarihleri arasında hangi dönemde ne kadar sürenin tespitine karar verildiği açık bir şekilde belirterek hüküm kurmak ve ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 02/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.