MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01/07/2002/30/07/2008 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 24/08/2006-16/02/2007 tarihleri arasında 174 gün davalı ... San ve Tic Ltd Şti'ye (davalı ... Gıda Sanayi A.Ş.) ait 1044989 sicil numaralı işyerinden hizmet bildiriminin yapıldığı, davalı ... San ve Tic Ltd Şti'ye ait 1044989 sicil numaralı ve Taşağıl Mevkii Kınık İzmir adresinde bulunan işyerinin 16/12/1994 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davalı ... San ve Tic Ltd Şti'nin Kuruma verdiği 13/05/2008 tarihli dilekçesinde Taşağıl Mevkii Kınık İzmir adresinde faaliyet gösteren 1044989 sicil numaralı işyerine ... Gıda Sanayi A.Ş.den 13/05/2008 tarihi itibariyle devir aldıklarını bildirerek işyeri devir bildirgesini sundukları, bir kısın dönem bordrolarının bulunduğu, ücret bordrolarının olmadığı, tanık beyanlarının alındığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, 31/10/2003 tarihli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu raporunda davalı işyerinde 09/10/2003 ve 24/10/2003 tarihlerinde yapılan denetimler sonucunda sigortasız çalıştırılan kişilerin tespit edildiğinin bildirildiği, 28 kişinin tespitinin yapıldığı, davacının adının bulunmadığı, davacının bu denetimler esnasında sigortasız çalıştırıldığı için işveren tarafından fabrikanın dışında çöplerin atıldığı alanda saklandıklarını iddia ettiği, 30/01/2007 tarihli soruşturma raporunun da davalı işyerinde iş kazası geçiren ... kazası ile ilgili olarak düzenlendiği, bu raporun ekinde bulunan 23/01/2007 tarihli Yerel Denetim Tutanağında davacının 24/08/2006 tarihinde işe başladığının belirtilmiş ve tutanağın davacı tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Yapılacak iş, dava konusu edilen döneme ait dönem bordrolarını getirtip davalı işyerinin kanun kapsamına alındığı tarihi araştırmak, dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, ..., zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle davalı işyerine komşu işyerlerini tespit edip bu işyerlerinin uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı çalışanları, yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, 09/10/2003 ve 24/10/2003 tarihlerinde yapılan denetimler sonucunda sigortasız çalıştırıldığı tespit edilen kişilerin de tanık olarak beyanlarına başvurmak, davacının bu denetimler esnasında işveren tarafından saklandıklarını iddia etmesine göre tanıkların bu konudaki bilgi ve görgülerini araştırmak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra davacının çalışmasının sürekli çalışma olduğu anlaşılırsa sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy