MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurum tarafından düzenlenen ek prim tahakkuku ve gecikme cezasına ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalı SGK tarafından ... İl Müdürlüğünde ... sicil sayılı dosya ile davacı şirket hakkında 18/12/2006 tarih ... sayılı müfettiş raporuna istinaden işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarına göre eksik bildirildiği tespit edilen 2004/7.8.9.10.11.12 aylarına ait ek prim ve gecikme zammının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı kurumca yapılan işlemin dayanağı 506 sayılı Yasanın 140. maddesi olup 01.10.2008 tarihi itibariyle yürürlükten kalktığı, yürürlükten .kaldırılan 506 sayılı Yasaya dayanılarak 2004 yılının her ayına ilişkin olarak davacı adına tesis edilen ve hesaplanan eksik işçilik bildirimi nedeniyle ek prim tahakkukunun yerinde olmadığı kanaati ile yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan bu sonuç hatalı olmuştur.
506 sayılı Yasa’nın 130.maddesine göre işverenin Kuruma, emsaline, yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi İçin gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde, işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı, yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, iş yerinin büyüklüğü, benzer işletmelerde çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edilir.
5502 sayılı Yasa'nm 17/d bendine göre Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı işin yürütümü açısından gerekli olan asgarî işçilik tutarını tespit etmekle görevli olup bu görevini SGK müfettişleri eliyle yerine getirmektedir. 506 sayılı Yasa'nın 130 ve 5502 sayılı Yasa'nın 17/d bendine göre Kurumun asgari işçilik incelemesinin türleri olan ihaleli işler ile özel bina inşaatları dışındaki işyerlerinde de genel denetim yetkisi kapsamında asgari işçilik incelemesi yapma yetkisi bulunmaktadır.
506 sayılı Yasa'nın 130. Maddesine göre sigorta müfettişlerince görevleri sırasında saptanan Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Bu maddenin uygulamasında teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine
sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir. Genel ilke bu olmakla birlikte yasal karinenin aksi kanıtlanabileceği gibi Kurumun prim alacağının esasını teşkil eden müfettiş raporuna yönelik itirazlarda, müfettiş raporundaki saptamaların gerçeğe uygun olup olmadığının mahkemece araştırılması, özel ve teknik bilgiyi gerektiren asgari işçilik uygulamasına dair uyuşmazlıklarda HMK'nın 266.maddesine göre bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.
Dava dilekçesine konu iddia ve istemler hakkında yöntemince bir araştırma yapılmadan Kurum müfettişi tarafından hazırlanan raporun ve bu rapora istinaden Kurumca yapılan prim ve gecikme zammı tahakkuku işlemlerinin yasal mevzuata aykırı ve hatalı olduğu yönünde sağlıklı bir tespit yapılamaz. 506 sayılı Yasa'nm 130.maddesinde belirtildiği üzere işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarının belirlenmesi titiz bir araştırma ve inceleme gerektirdiği gibi Kurumun eksik işçiliğe dayalı re'sen prim ve gecikme zammı tahakkuku işlemine karşı itiraz ve dava yolu öngörüldüğüne göre mahkemenin önüne gelen uyuşmazlığı yeterli ve gerekli bir araştırma ile tereddüte yer bırakmayacak biçimde sağlıklı bir çözüme kavuşturması gerekir. Aksi hal Kurumun yaptığı işlemlerin peşinen doğru veya yanlış olduğunun kabulü anlamına gelir ki bu yorum Kurum işlemlerine karşı itiraz ve dava yolu imkanı veren Kurum'un özüne ve hukuk Devleti anlayışına ters düşer.
Asgari işçilik uygulamasına dair uyuşmazlıkların sağlıklı çözümü için kayıt ve defterler üzerinde inceleme yapılması, faturaların doğruluğunun ve niteliğinin belirlenmesi, incelemeye konu işin (sektörün) özelliklerine göre işçilik miktarının ve asgari işçilik oranının tespiti gerekir. Bu hususların incelenmesi ise özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden; HMK'nın 266. Maddesine göre asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu iş (sektör) konusunda bilgi sahibi olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Dosyadaki kayıt ve delillerden; Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporda, 2004 yılı kayıtları incelemeye alınarak davacı adına işlem gören otobüs işletmesi işyerine ait 2004 yılı tüm aylarda yolcu taşımacılığı yaptığı, terminal çıkış kayıtları, ulaştırma bölge müdürlüğü kayıtları, dikkate alınarak, 2004 yılında her bir aya ait sefer yapılan il ve ilçe sayısının, gidiş dönüş sefer sayısı ile sefer süresinin belirlendiği ve eksik işçilik bildirimi bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Davalı kurum ise, müfettiş raporuna dayalı olarak 2004/7 ila 12. aylara ilişkin olarak davaya konu edilen 2.941,10 TL prim ve 3.872,03 TL gecikme zammı borcu tahakkuk ettirmiş, dava ise itirazın reddine dair komisyon kararının 5.4.2010 tarihinde tebliği üzerine yasal süresi içinde açılmıştır.
Somut olayda, Mahkemece, davalı kurumca yapılan işlemin dayanağı 506 sayılı yasanın 140. maddesi olup 01.10.2008 tarihi itibariyle yürürlükten kalktığı, yürürlükten kaldırılan 506 sayılı yasaya dayanılarak 2004 yılının her ayına ilişkin olarak davacı adına tesis edilen ve hesaplanan eksik işçilik bildirimi nedeniyle ek prim tahakkukunun yerinde olmadığı kanaati ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, 506 sayılı Yasa’nm 130.maddesi hükmü gözönüne alınarak, "seyehat işletmesi" işyerinde asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen hukukçu, serbest muhasebeci mali müşavir (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu iş (sektör) konusunda bilgi sahibi bir bilirkişi ile birlikte oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulundan işyeri kayıt ve belgelerini inceleyerek ve müfettiş raporunu da irdeleyerek,
işyerinde kaç kişinin çalışması gerektiğine ve buna göre Kuruma bildirilmesi gereken işçilik miktarına dair açıklayıcı ve denetime elverişli rapor almak, eksik işçilik miktarının belirlenmesine esas unsurlar saptanırken davacı şirket yetkilisinin imzasını içeren yerel denetim tutanağında yazan hususların davacı şirketi bağlayacağını da gözönünde tutmak, şirket yetkililerinin ve aile bireylerinin bu işyerindeki çalışmalarının hangi sigortalılık statüsünde kabul edilmesi gerektiği ve bu statüye göre eksik işçilik miktarının hesaplanmasında ne şekilde dikkate alınacağını karar yerinde tartışmak, davacının prim ve gecikme zammı borcu bulunup bulunmadığını saptamak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile gerekçede hukuki yanılgı sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy