MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, malulen emekli olmaya hak kazandığının tespitiyle, maluliyet aylığı bağlanmasına, Kurumca yaratılan muarazanın men'ine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava;davacının maluliyet oranının tespiti ile davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; istemin kabulü ile davacının 31.10.2007 tarihinden itibaren malul sayılmasına ve bu tarihi takip eden aybaşından itibaren davacıya maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden, davacının sigortalı ilk işe giriş tarihinin 4.12.2004 olduğu, bu tarihle 31.8.2008 tarihi arasında toplam 1285 gün 506 Sayılı Yasaya tabi çalışması, 17.2.2009 tescil tarihli isteğe bağlı Bağ-Kur'a tabi olarak ise 2 yıl 2 ay 10 gün sigortalı hizmetinin bulunduğu, toplam hizmet süresinin 2075 gün olduğu, 31.10.2007 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak yaralandığı, maluliyet oranı noktasında SGK Başkanlığı Sağlık İşleri Genel Müdürlüğü Tedavi Hizmetleri ve Maluliyet Dairesi Başkanlığı ve ... Sağlık Kurulunca benzer olarak davacının çalışma gücünü %60 oranında kaybetmiş durumda malul sayılmasına, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığına, kontrol muayenesi gerekmediğine karar verilmiş olup buna karşılılık ATK 3.İhtisas Kurulunun 7.5.2012 tarihli raporunda, E cetveline göre davacının %76 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğuna ayrıca ... 3.BÖLÜM 10.MADDE a/4 bendine göre beden çalışma gücünün enaz 2/3ünü kaybetmiş durumda olduğu,malul sayılması gerektiği, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğuna ve maluliyet başlangıcının Edremit Devlet Hastanesinin 31.10.2007 tarihli 5501 Sayılı evrakı olduğunun açıklandığı anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa'nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve
dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır”.Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranı ve başka birinin yardımına sürekli muhtaç olup olmadığı hakkında Kurumca tespit olunup kabul edilen karar ile ATK 3.İhtisas Kurulunca verilen rapor arasındaki çelişkinin yukarıda belirtilen prosedür işletilerek giderilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının maluliyet oranının ve yardıma muhtaç olup olmadığının tespiti bakımından dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde son kez olarak Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak ve çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.