MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline, aylığının yeniden ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının babasından dolayı aldığı yetim aylığının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı, muvazaalı olarak boşandığı gerekçesi ile kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davaı ile eski eşinin 06.11.1996 tarihinde boşandıkları, davacıya 01.12.1996 tarihinden itibaren dul-yetim aylığı bağlandığı, davalı Kurum kontrol memurunca davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra da birlikte yaşadıklarının tespit edildiğinin bildirildiği, davacı ile boşandığı eşinin nüfus kayıtlarındaki adreslerinde mahalle, sokak ve bina numaralarının aynı olduğu, sadece daire numaralarının farklı olduğu, davacının 1999 yılında bir kız çocuk dünyaya getirdiği ve eski eşin çocuğu 2001 yılında tanıdığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 56. maddesidir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59/2. maddesinde "Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir." hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davalı Kurum kontrol memuru tarafından sunulan rapor ile davacı ve eski eşinin boşanmadan sonra aynı çatı altında karı-koca gibi yaşamaya devam ettiklerinin tespit edilmiş olması, özellikle davacı ile eski eşinin aynı binanın kapı numaraları farklı olan iki dairesinde oturmaları ve boşanmadan sonra dünyaya gelen çocuğun eski eş tarafından tanınması gözönünde bulundurulduğunda, davacının eşinden boşanmasına rağmen fiilen birlikte yaşadığının anlaşılmasına rağmen yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.