MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işveren yanında 2002 yılı Eylül ayı başından 2007 yılı Mayıs ayı sonuna kadar davalı işverene ait ... plakalı ticari takside şoför olarak çalıştığı iddiası ile hizmet tespiti davası açmış, Mahkemece 24/10/2004 tarihinden önceki çalışmanın hak düşümüne uğradığı, bu tarihten sonraki çalışmanın ise, aracı kiralayan ... yanında geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 2002 yılı Eylül ayından 2007 yılı Mayıs ayı sonuna kadar aynı vasıtada aralıksız çalıştığını iddia ettiği, davanın da 27/09/2010 tarihinde açıldığı anlaşıldığına göre, eğer çalışma blok çalışma mahiyetinde ise, işyeri devredilse bile hak düşürümü süresinin işlemeyeceği, iş akdinin sona erme tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşümü süresinin dolmadığının yerleşik Yargıtay kararları gereği kabulü ve bu doğrultuda hizmet tespiti talebi hakkında hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemece, aracı kiracı olarak işlettiği kabul edilen ... ve ... 'a dava ihbar olunmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Emsal Daire kararlarına göre, bu şahısların usulüne uygun şekilde davaya taraf haline getirmeleri sağlanmalı, Kurumdan davalıya ait ticari plakalı aracın işyeri dosyası, dönem bordroları, ... ve ...'a ait vergi kayıtları, ihtiyarlık sigorta ve Bağ-Kur sicil dosyaları, hizmet cetvelleri celp olunmalı, ihtilaflı dönemde hizmet cetvelinde çalıştırma bildiren işyerlerinin işverenleri belirlenmeli, davaya konu işyerinden verilen dönem bordroları mevcut ise bordro tanıkları, komşu işyeri işverenleri, bordro tanıkları dinlenmeli, tarafların diğer delilleri de toplanarak, dosyada toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacının hizmet akdine tabi çalışmasının olup olmadığı, hangi tarihler arasında kimlerin yanında çalıştığı, çalışmanın kesintiye uğrayıp uğramadığı dolayısıyla, hak düşümü süresinin geçip geçmediği gözönünde tutularak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklandığı şekilde eksik tahkikat ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması temyiz eden davacı lehine hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.