MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 2003-05/11/2011 tarihleri arası davalı işverin nezdinde kesintisiz çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı işyerinde 08/05/2004- 05/11/2011 tarihleri arası (... ait ... sicil nolu işyerindeki 09/12/2009-28/02/2010 tarihleri arasındaki 83 günlük çalışması hariç olmak üzere ) kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, işyerinin kiremit fabrikası olduğu, davacı adına ilki 08/05/2004 tarihi olmak üzere takip eden 2005, 2007, 2008, 2009 ve 2010 yıllarında işe giriş bildirgelerinin davalı işveren tarafından Kuruma verildiği, bildirgelerden ilk ikisinin imzalı olup, diğerlerinin internet yoluyla verildiği, hizmet döküm cetvelinde 2004/5. ay ile 2011/11. aylar arası davalı tarafından kısmi bildirim yapıldığı, taraflar arasında 10/03/2005 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi bulunduğu, üç adet tarihsiz ancak davacı tarafından imzalı mevsimlik işçi sözleşmesinin ibraz edildiği, getirtilen bordrolarda dönemlerin belli olmadığı, davacı tanığı beyanında, davacının kesintisiz bir şekilde çalıştığını, davalı tanıkları ise, işyerinin mevsimlik olup, davacınında mevsimlik olarak çalıştığını belirttikleri, alınan bilirkişi raporunda davacının 08/05/2004- 05/11/2011 tarihleri arası (... Kırlıoğlu'na ait ... sicil nolu işyerindeki 09/12/2009-28/02/2010 tarihleri arasındaki 83 günlük çalışması hariç olmak üzere ) kesintisiz çalıştığı kanaatinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacı tanığı fiili çalışmanın kesintisiz, davalı tanıkları ise, çalışmanın mevsimlik olduğunu belirttikleri, dolayısıyla tanık beyanları arasında oluşan bu çelişkilerin giderilmediği, ayrıca resen bordro tanıklarını tespit edilip beyanlarına başvurulmadağı, böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; dosyadaki bordroların dönemleri belli olmadığından, öncelikle dava konusu dönemi kapsayacak biçimde dönem bordrolarını getirtmek, bordro tanıklarını resen tespit edip beyanlarını almak, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenlerini veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davacıya yapılan ücret ödemeleriyle ilgili belgeleri istemek ve varsa imzalı olup olmadıklarını kotrol etmek, gerekirse imza incelemeside yaptırılarak davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ...'ne iadesine, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy