MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 03/01/2000-01/05/2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 03.01.2000- 2003 Nisan tarihleri arasında davalı işveren nezdinde geçen ve kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, her ne kadar işe giriş bildirgesi verilmiş olsa da davacının tespitini istediği dönemlerde herhangi bir işte çalışmadığını beyanla isteğe bağlı sigortalı olmak için dilekçe verdiği,talebinin kabul edilerek isteğe bağlı sigortalı bulunduğu, ,işe giriş bildirgesinin verilmesinden önce başlayan ve kesintisiz devam eden bir çalışma bulunmadığından bahisle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.05.2003 tarihinde davalı ...'e ait 1043667 sicil sayılı işyerinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilerek bu işyerinde 01.05.2003-15.05.2005 tarihleri arasında geçen çalışmasının bildirildiği anlaşılmaktadır. Davacı ,15.11.2001 tarihinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna tabi olarak çalışmadığını ve isteğe bağlı sigortaya devam etmek istediğini bildiren dilekçesini Kuruma vermiştir. Davacının 01.12.2001-30.04.2003 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalılığı bulunmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının hizmet tespitine yönelik talebinin hak düşürücü süreye uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasa'da yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
İşverenin , çalıştırmış olduğu sigortalılara ait hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanun'un 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin dördüncü kısmında işverence verilecek belgeler düzenlenmiştir. Bunlar, aylık sigorta primleri bildirgesi (SSİYön.Madde16) , dört aylık sigorta primleri bordrosu (SSİYön. Madde 17), sigortalı hesap fişi (SSİY. Yön. Madde 18) vs.dir. Yönetmelikte sayılan bu belgelerden birisinin dahi verilmiş olması halinde artık Kanun'un 79/10 (eski 8) maddesinde yer alan hak düşürücü süreden söz edilemez. Yargıtay uygulamasında anılan maddenin yorumu geniş tutulmakta; eğer sayılan belgelerden birisi işveren tarafından verilmişse burada Kurumun işçinin çalışmasından haberdar olduğu ve artık hizmet tespiti davası için hak düşürücü sürenin varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmektedir.
Maddede belirtildiği üzere yönetmelikle tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi durumunda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği gibi çalışmaların sigorta müfettiş raporu ile saptanması durumunda da hak düşürücü sürenin geçtiğinden sözedilemeyeceği açıktır.
Davacının sigortalı çalışmalarının Kuruma kısmen bildirildiği hallerde, eksik bildirimlere yönelik olarak açılan davada hak düşürücü süre işlemeyecektir. (Hukuk Genel Kurulunun 23.06.2004 gün ve 2004/21-369 E, 2004/371 K. sayılı kararı )
Somut olayda,davacı adına düzenlenmiş sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi ve bir kısım çalışmaların bildirilmesi nedeniyle davacının çalıştığını iddia ettiği 03.01.2000 ile 01.05.2003 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı kanıtlanır ise kesintisiz çalışılan sürenin tamamı yönünden davacının talebi hakdüşürücü süreye uğramayacaktır.İşe giriş bildirgesi verilmiş ve öncesine ait blok çalışma iddiası vardır.İsteğe bağlı sigortalılık tek başına hak düşürücü süre için kabul edilebilecek bir neden değildir. Bu nedenle işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
09.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy