MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 29/08/2008-31/12/2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının 29/08/2008-31/12/2008 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı olduğu şekilde istemin kabulüne karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına davalı işveren tarafından işe giriş bildirgesi verilmediği, herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde dönem bordrolarının getirtildiği, davacının gösterdiği tanık ... beyanında davacı ile birlikte çalıştıklarını belirtip fiili çalışmayı doğruladığı, resen tespit edilip dinlenen tanıklardan ... beyanında işyerinin büyük bir fabrika olup farklı bölümleri olduğunu, her bölümün ayrı işçisi bulunduğunu, davacıyı tanımadığını, diğer bordro tanığı ... ise, işyerende 130 kadar işçi çalıştığını, davacıyı hatırladığını
-ancak giriş ve çıkış tarihlerini bilmediğini belirttikleri, davacı tarafından 2008 yılına ait ayrı ayrı 15 ve 20 günlük istirahatları içeren raporların dosyaya sunulduğu, alınan bilirkişi raporunda davacının talep edilen dönemde kesintisiz çalıştığı kanaatinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının 29/08/2008-31/12/2008 tarihleri arasında davalı nezdinde kesintisiz çalışıp çalışmadığı noktasında çıkmaktadır. Davacının gösterdiği tanık fiili çalışmayı doğrulamış ise de, tanığın bildirimlerinin uyuşmazlık konusu dönemi kapsamadığı, resen tespit edilip dinlenen tanıklardan biri işyerini büyük olup farklı bölümlerde çalışanları tanımayamayacağından davacıyı hatırlamadığını, diğeri ise, sadece davacıyı hatırladığını giriş çıkış tarihini bilmediğini, ayrıca davacı tarafından sunulan raporların araştırılıp, bu süreler içerisinde çalışıp çalışmadığının tespit edilmediği, çalışılmamışsa bu sürelerin dışlanmadığı ve böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, öncelikle davacıyı çağırıp işyerinin hangi bölümünde çalıştığını belirlemek, daha sonra dosyadaki dönem bordrolarından uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde bu bölümde çalışan kişilerden bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, eğer davacının çalıştığı bölümle ilgili dönem bordrosu dosyada yoksa Kurumdan istemek, davalı işverenden davacıyla aynı bölümde çalışan kişileri sorup bunlarla ilgili kayıtları getirtmek, gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya ayrıntılı zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davacı tarafından ibraz edilen 2008 yılına ait 15 ve 20 günlük istirahatları içeren raporları araştırıp, rapor süreleri içerisinde davacının çalışıp çalışmadığını tespit etmek, eğer çalışmamışsa bu süreleri dışlamak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ...'ne iadesine, 09/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy