MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 1.9.1998 - 15.5.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de; bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları,tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinin 506 sayılı Kanun kapsamına alınıp alınmadığının anlaşılamadığı, dava konusu dönemde davacın davalı işyerinde çalışmasının bildirilmediği ve davalı adına işe giriş bildirgesi verilmediği, davacının 25.1.1999 – 1.3.1999 tarihleri arasında 37 gün, 1.5.2000 – 30.9.2000 tarihleri arasında 150 gün, 10.2.2001 – 14.3.2001 tarihleri arasında 35 gün, 9.8.2001 – 10.8.2001 tarihleri arasında 2 gün ve 24.3.2004 tarihinden itibaren 38 gün başka işyerlerinden çalışmasının olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; davalı işyerinin hangi tarihte kanun kapsamına alındığının tespit edilmediği, davacının çalıştığı apartmanın sonradan Kanun kapsamına alınmış olsa bile ihtilaflı dönemde aktif olup olmadığının, Belediyeden, ... idaresinden ve çevreden araştırılmadığı, tanık beyanlarının yetersiz olduğu, davacının haftada 13 saat çalışmasının kabulü halinde ayda 7 gün çalışmasının olması gerektiği görülmüştür.
Yapılacak iş; ihtilaflı dönemde, davalı Apartmanın Kanun kapsamında olup olmadığını Kurumdan sormak, Kanun kapsamında olmadığının anlaşılması halinde Belediyeden, ... İdaresi ve benzeri yerlerden davalı apartmana hangi tarihte ruhsat verildiğini sormak, davalı apartmanın aktif olduğu dönemi bu şekilde tespit ettikten sonra; taleple bağlı kalınarak aktif dönemde komşu apartman kapıcıları ve dava konusu apartmana yakın bakkal ve benzeri işyerleri ile apartman yöneticilerini tanık olarak dinleyerek, apartmanın büyüklüğü, daire sayısı, bahçesi olup olmadığı, varsa büyüklüğü araştırılıp davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususunda bir uzman bilirkişinin görüşü de alınmak suretiyle karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; karara dayanak kabul edilen bilirkişi raporunda, "davacının haftada 13 saat çalıştığının kabulü halinde bunun ayda 7 gün edeceği, buna göre 1.1.1998 – 15.5.2004 tarihleri arasında 536 gün çalışmasının olduğu" şeklindeki görüşüne rağmen, Mahkemece aylık 7 günlük sürenin 4 gün olarak kabul edilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bu nedenle, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı ve davalı işverene iadesine
30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi