MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 05.03.2003 tarihinden itibaren davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının davalı işyerinde 05.08.2003 – 06.06.2011 tarihleri arasında ayda 30 gün esası ile asgari ücretle aralıksız şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işyerinin 01.04.1978 – 30.09.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Kanun kapsamında olduğu, davalı işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesi verilmediği ve çalışmanın bildirilmediği, ... İş Sendikası ... Bölge Müdürlüğünün başvurusu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş ve Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen, 26.5.2011 tarihli raporda; “davacı ile işveren arasında 05.08.2003 tarihinde sözleşme düzenlendiği, bu sözleşmede, davacının kapıcı dairesinde oturacağı, hergün 07.00 – 18.00 arasında öğle vakti 1,5 saat istirahat ederek çalışacağı, davacının elektrik, su, doğalgaz giderlerinin yönetim tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığı, buna göre; davacının sigortası için Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunulması gerektiğinin belirtildiği,” anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, çalışma olgusunun araştırılmasının yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş ve Teftiş Kurulu Başkanlığınca, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunulup bulunulmadığı, bulunulmuş ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ne şekilde işlem yapıldığının sorulmadığı, davacının şahsi sicil dosyası, davalı apartmana ait karar defteri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş ve Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen, 26.05.2011 tarihli raporda bahsi geçen ve davalı işveren ile davacı arasında var olduğu iddia olunan 05.08.2003 tarihli sözleşmenin getirtilmediği, apartmanın büyüklüğüne göre çalışmanın tam zamanlı mı kısmi zamanlı mı olduğu araştırılmadan hüküm kurulduğu görülmüştür.
Yapılacak iş; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş ve Teftiş Kurulu Başkanlığınca, Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde bulunulup bulunulmadığı, bulunulmuş ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ne şekilde işlem yapıldığını Kurumdan sormak, davacının şahsi sicil dosyasını Kurumdan, davalı apartmana ait karar defteri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş ve Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen, 26.05.2011 tarihli raporda bahsi geçen ve davalı işveren ile davacı arasında var olduğu iddia olunan 05.08.2003 tarihli sözleşmeyi davalı işverenden istemek, zabıta veya muhtarlık marifetiyle davalı apartmana, o tarihte komşu olan, kayıtlı iş yeri sahiplerini ve adreslerini açık ve net olarak belirleyip, çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışmanın tam süreli (ayda 30 gün) veya kısmi süreli (part time) olup olmadığı noktasında ayrıntılı araştırma yapmak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince ortaya koyulduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan ... Yöneticiliği'ne iadesine, 24/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy