MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, ilk prim tahakkuku ve gecikme zammının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, terminal işletmesi işyerinde yapılan asgari işçilik incelemesi sonucu Kurumca re'sen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammından davacının sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Kanun'un 79.maddesinin 13.fıkrasına ve 5510 sayılı Kanun'un 85.maddesinin 3.fıkrasına göre sigorta müfettişi tarafından, Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80 inci maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
Kanunda öngörülen süre hakdüşürücü niteliktedir.
Somut olayda, Kurumun prim ve gecikme zammına ilişkin yazının davacıya tebliğine dair dosyada belge bulunmadığı, itiraz veya komisyon kararı olup olmadığı ve var ise tebliğ edilip edilmediğinin Kurumdan sorulmadığı ve mahkemece davanın hakdüşürücü süre içinde açılıp açılmadığının yeterince araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının davacıya tebliğ edilip edilmediğini, tebliğ edilmiş ise davacının süresinde itirazı ve buna dair komisyon kararı olup olmadığını Kurumdan sormak, eldeki davanın yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında hakdüşürücü sürede açılıp açılmadığını belirlemekten ibarettir.
Mahkemece, yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında davanın hakdüşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı yönünde yeterli bir inceleme ve araştırma yapılmadan işin esasına girilerek yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3) Davanın süresinde açıldığı belirlendiği takdirde;
Kurum müfettişince düzenlenen 08.05.2006 gün ve 16-GDR-12 sayılı genel denetim raporunda işyerinde çalışan muavinler yönünden Tablo V'de ve diğer 6 sigortalı yönünden tablo II'de eksik işçilik tespit edilmiş olup dava dilekçesinde bu tespitlerden hangisine yönelik dava açıldığına dair açıklama bulunmadığından davacıya bu husus açıklattırılarak ve harcı da tamamlattırılarak işin esasına girilmesi gerekirken dava konusu Kurum işlemi tam olarak belirlenmeden yargılama yapılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4) Asgari işçilik uygulamasına dair uyuşmazlıkların sağlıklı çözümü için kayıt ve defterler üzerinde inceleme yapılması, faturaların doğruluğunun ve niteliğinin belirlenmesi, incelemeye konu işin (sektörün) özelliklerine göre işçilik miktarının ve asgari işçilik oranının tespiti gerekir. Bu hususların incelenmesi ise özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden; HMK'nın 266.maddesine göre asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu, serbest muhasebeci mali müşavir bilirkişi (veya yeminli mali müşavir) ve asgari işçilik incelemesine konu iş (sektör) konusunda bilgi sahibi (inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, otel yöneticisi vb.) bir bilirkişi olmak üzere üç kişilik bilirkişi kurulundan açıklayıcı ve denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Somut olayda, Antalya 3.İdare Mahkemesinin 2009/709 Esas sayılı idari para cezasına ilişkin dava dosyası getirtilerek ve yukarıda açıklanan biçimde hukukçu, şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektöründe uzman bilirkişi ve serbest muhasebeci mali müşavir (veya yeminli mali müşavir) bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerekirken asgari işçilik incelemesine dair özel ve teknik bilgisi bulunmayan tek bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.