MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine İlişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığı şartlarını tamamladığı 25.09.2011 tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesptine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.10.2008-31.03.2011 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay (900 gün) Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 01.10.1994-01.12.2005 tarihleri arasında zorunlu, 01.01.2006-30.09.2008 tarihleri arasında isteğe bağlı olmak üzere toplam 2685 gün SSK lı çalışmasının “bulunduğu, 05.05.2011 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu, davalı Kurum tarafından davacının 3585 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, yaşlılık aylığı için gerekli 3600 gün şartı yerine gelmediğinden davacının tahsis talebinin reddedildiği, bunun üzerine davacının 24.08.2011-25.09.2011 tarihleri arasında 33 gün zorunlu SSK lı çalışma daha yaptığı, ancak bu kez davalı Kurumun davacının 506 sayılı Yasa'nın geçici 81.maddesi uyarınca kademeli geçiş sistemine göre 3600 gün şartını 24.05.2011 tarihinden sonra yerine getirecekler için aranan 15 yıl sigortalılık, 3600 gün ve 58 yaş şartını yerine getirmesi gerektiğini ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
Kısmi yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli şartlar 506 sayılı Kanun'un geçici 81 .maddesinin (C) fıkrasının (a) bendinde; 23.5.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50. erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalan primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanacağı şeklinde düzenlenmiş, (b) bendinde ise 23.5.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartlan belirli tarih aralıklarında yerine getirdiklerinde yaşlılık aylığı bağlanmasına imkan sağlanmıştır.
Somut olayda, davacı, tahsis talebinde bulunduğu tarihte 3600 gün prim ödeme gün sayısına sahip olmadığından (b) bendindeki şartlara bakmak gerekecektir. Geçici 81.maddenin (C) fıkrasının (b) bendinin (bd) alt bendinde "24.5.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.5.2011 ile 23.5.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları" düzenlemesini içermektedir. Davacının 24.08.2011-25.09.2011 tarihleri arasında 33 gün zorunlu SSK lı çalışması sonrasında 3600 gün prim ödeme koşulunu sağladığı anlaşıldığından, davacı hem 15 yıllık sigortalılık süresini hem de 3600 gün prim ödeme gün sayısını 24.08.2011-25.09.2011 tarihleri arasındaki çalışması sonrasında, dolayısıyla 24.5.2011 tarihinden sonra yerine getirdiğinden yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için Geçici 81.maddenin (C) fıkrasının (b) bendinin (bd) alt bendine göre, 58 yaşını doldurmuş olması gerektiği halde, davacının 01.10.2011 tarihinde 56 yaşında olmasına rağmen yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.