MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının davalı Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı işyerlerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen 1991 yılının 1.döneminde 30 gün, 1993 yılının 1.döneminde 2 gün, 3.döneminde 120 gün, 1998 yılının 1.döneminde 16 gün, 1999 yılının 1.döneminde 16 gün, 2000 yılının 1.döneminde 16 gün, 2002 yılının 2.döneminde 120 gün, 3.döneminde 120 gün, 2003 yılının 1.döneminde 120 gün olmak üzere toplam 560 gün sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile
çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işverence davacı adına 27.12.1990 tarihinde ... İl Müdürlüğünde; 01.02.1991 tarihinde ... İlçe Müdürlüğünde; 25.10.2002 de tekrar ... İl Müdürlüğünde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgelerin verildiği, davalı Bakanlığın 1991 yılı 1.döneminden itibaren davacının hizmetini bildirmeye başladığı, ancak 1993/1.döneminde 118 gün bildirim yapıldığı, 1993/3.döneminde hiç bildirim yapılmadığı, 1998/1.döneminde 16 gün bildirim yapıldığı, 1999/1 ve 2000/1.dönemlerinde 104 er gün bildirim yapıldığı, 2002 yılı 2.döneminde hiç bildirim yapılmadığı, 3.döneminde 90 gün bildirim yapıldığı, diğer dönemlerde davacının çalışmasının eksiksiz bildirildiği, davalı işyerine ilişkin bir kısım ücret bordrolarının getirildiği, yine bir kısım dönem bordolarının getirtildiği, izin kullanım cetvellerinin dosyada olduğu, davacının 1992 yılına ilişkin hizmet tespiti talebi olmamasına rağmen, talebin dışına çıkılarak 1992 yılı için de hizmet tespitine karar verildiği anlaşılmıştır.
Yapılacak iş, öncelikle mahkemenin tarafların talepleri ile bağlı olduğunu dikkate alarak 1992 yılına ilişkin hizmet tespiti talebi olmadığından talep dışına çıkmamak, davalı işyeri bir kamu kuruluşu olduğundan ve kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemenin belgelere dayandırılması asıl olduğundan, davacının tespitini istediği döneme ilişkin tüm ücret bordrolarını getirtmek, ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem dönem bordrolarını getirtmek, puantaj cetvellerini istemek, ancak davacının çalışmalarının kayıtlara geçmemesinde haklı bir gerekçe bulunması halinde yazılı evrakların aksine karar verilebileceğini göz önünde bulundurarak gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.