MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, 01/01/2012 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının yurt dışındaki sigortalılığı nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 21.07.1986 olarak kabulü ile 01.01.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a bendi kapsamında yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 25.11.1967 doğumlu davacının yurt dışındaki çalışması nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 21.07.1986 olduğu, davacının 11.11.2011 tarihinde Kuruma borçlanma başvurusunda bulunduğu ve 5151 günlük borçlanma bedelini ödediği, davacının borçlanma talep tarihinde 4/1-a bendi kapsamında sigortalılığı bulunmadığından Kurumun borçlanmayı 4/1-b bendi kapsamında gerçekleştirdiği, 06.12.2011 tarihinde aylık talebinde bulunduğu, aylık talebinin 5400 gün prim ödemesi bulunmadığı ve 56 yaşını ikmal etmediği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, davacının yurt dışı hizmet borçlanmasına ait sürelerin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesi ve buna göre yaşlılık aylığı koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un 5.maddesine 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun'un 79.maddesi ile eklenen (yürürlük tarihi 08.05.2008) 4.fıkraya göre "Yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre hangi sigortalılık haline göre geçmiş sayılacağının belirlenmesinde; Türkiye'de sigortalılıkları varsa borçlanma talep tarihindeki en son sigortalılık haline göre, sigortalılıkları yoksa aynı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilir."
Somut olayda, davacının borçlanma talebinde bulunduğu 11.11.2011 tarihinden önce ülkemizde sigortalılığı bulunmadığından Kurumun borçlanmayı 4/1-b maddesi kapsamında gerçekleştirmesi yerindedir. Yurt dışındaki çalışma başlangıcının Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin 29/4 maddesine göre ülkemizde sigortalılık başlangıcı kabul edilmesi borçlanmaya konu sürenin 3201 sayılı Kanun'un 4.fıkrasına göre 4/1-a bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edilmesi sonucunu doğurmaz (Hukuk Genel Kurulunun 12.06.2012 gün ve 2012/10-1618 E. 2013/821 K. sayılı kararı da aynı yöndedir).
Mahkemece davacıya 4/1-a bendi kapsamında aylık bağlanmasına karar verilmiş ise de davacının 4/1-a kapsamında yaşlılık aylığı alması için gerekli olan 4/1-a bendi kapsamında geçmiş 5150 gün prim ödemesi bulunmadığı gibi 4/1-b bendi kapsamında kısmi aylık bağlanması için gerekli 5400 gün prim ödemesi ve yaş koşulu da bulunmamaktadır.
Mahkemece, yukarı yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek davacının yaşlılık aylığı koşullarına sahip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.