MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 01/10/1995-27/09/1999 tarihleri arasında geçen çalışmalarını tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.1995 – 27.09.1999 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 618815 sicil numaralı davalı işyerinin 10.02.1990 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, davacının dilekçesine ekli olarak ibraz ettiği belgelerden bu işyerinden davacı adına 01.10.1995 ve 15.03.1999 tarihlerinde işe giriş bildirgesinin verildiği, ancak bu bildirgelerin Kurum kayıtlarına girip girmediğinin araştırılmadığı, davacının dava konusu dönemde gerek davalı işverenden, gerekse de davadışı işyerlerinden çalışmasının olmadığı görülmüştür.
Somut olayda; bir kısım davacı tanıklarının, dava konusu dönemde davacının kesintisiz çalıştığını belirtmelerine rağmen, bir tane davacı tanığının çalışmanın kesintili olduğunu beyan ettiği, davalı işyerine ait sicil dosyası ile davacıya ait sicil dosyasının getirtilmediği, davacı tarafından ibraz edilen işe giriş bildirgelerinin ve davacının adının bulunduğu dönem bordrolarının Kurum kayıtlarına girip girmediğinin araştırılmadığı anlaşılmıştır.
Yapılacak iş; davalı işyerine ait sicil dosyası ve dönem bordroları ile davacıya ait sicil dosyasını getirtmek, davalı işyerinden davacı adına işe giriş bildirgesi verilip verilmediğini araştırmak, davacı adına işe giriş bildirgesi verilmemişse ve dönem bordroları ile davacının çalışmaları bildirilmemişse hak düşürücü sürenin gerçekleşeceğini kabul etmek, aksi halde ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, çalışmanın blok çalışma şeklinde olup olmadığını açıklattırmak, blok çalışma şeklinde değilse kısmen hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışmak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.