MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının sezonluk işçi olarak Ekim 2002-01/05/2003 arası 6 ay, 03/07/2003-23/06/2004 tarihleri arası 11 ay, 30/09/2004-25/12/2004 tarihleri arası 3 ay, 14/09/2005-16/09/2006 tarihleri arası ise 12 ay davalı işyerinde geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme ile gidilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri gereği hizmet tespitine ilişkin bu tür davaların 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekmektedir. Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalıların çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işyerinde 25.12.2004 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin verildiği, davalı işyerinden 25.12.2004 tarihinden itibaren hizmetinin bildirilmeye başlandığı, bunun öncesinde 22.05.2002-30.09.2002; 01.05.2003-03.07.2003; 23.06.2004-30.09.2004 tarihleri arasında davacının dava dışı "..." sicil sayılı işyerinde çalışmasının olduğu, dinlenen tanıkların yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen tanık niteliğinde olmadığı, mahkemece davacının davalı işyerinde mevsimlik çalıştığı kabul edilerek dava dışı işyerindeki çalışmalarının dışında davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının davalı işyerinde mevsimlik çalıştığı kabul edilse dahi, davalı işyerinde çalışmaya başlamadan önce ve tespitine karar verilen dönemde dava dışı işyerinde de çalışması vardır. Davacının, dava dışı işyerindeki çalışmaları sebebi ile dava tarihine göre
2004 yılından önceki çalışmalarının hak düşürücü süreye uğrayacağı açıktır. Ancak davacının, hizmetinin bildirildiği "..." sicil sayılı dava dışı işyeri ile davalı işyeri arasında bir bağlantı olması halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir. Dava dışı işyeri ile davalı işyeri arasında bir bağlantı olup olmadığı araştırılmadan ve farklı işyerleri olup olmadıkları değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
Yapılacak iş, hak düşürücü süre bakımından; davalı işyeri ile davacının hizmetinin bildirildiği dava dışı işyeri arasında bağlantı bulunup bulunmadığını araştırmak, farklı işyerleri olduğu anlaşıldığı takdirde davacının 2004 yılından önceki çalışmaları yönünden davanın hak düşürücü süreye uğrayacağını göz önüne almak, davanın esasına gelince; tanık beyanlarının yetersiz olması sebebi ile ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra onucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy