MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, emekliliğe hak kazandığının tespitiyle emekli aylığı bağlanmasına, prim borcu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, Davacının 01.01.2001 tarihinden 2009 yılına kadar Bağ-Kur prim borcu olmadığının ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile "davacıya tam yaşlılık aylığı bağlanmasının hukuken mümkün olmadığına, ancak kısmi yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin ve dava konusu edilen 01.01.2001-2009 u kapsar şekilde bağ-kur prim borcu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 24.06.1985-31.12.2000 tarihleri arasında vergi mükellefi olduğu, 01.10.1984-30.09.1985 tarihleri arasında 270 gün SSK sigortalısı olduğu, 08.08.1977-29.05.1981 arasında 1371 gün Töbank'ta çalıştığı, 01.07.1976- 30.07.1977 tarihleri arasında 5434 sayılı Yasaya göre 1 yıl 1 ay hizmetinin olduğu, 3 ay 8 gün itibari hizmeti ile toplam 1 yıl 4 ay 8 gün Emekli Sandığı hizmetinin bulunduğu, 28.06.1985 tarihli giriş bildirgesi ile Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, davalı Kurum tarafından 24.06.1985-31.08.1997 tarihleri arasında 12 yıl 2 ay 7 gün Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabul edildiği ve bu durumda prim borcunun bulunmadığı, davacının askerlik borçlanması yaptığına dair herhangi bir belge bulunmadığı, yaşlılık aylığı bağlanması için tahsis talebinde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının 01.01.2001 tarihinden 2009 yılına kadar Bağ-Kur prim borcu olmadığının tespitini istediği, ancak zaten davalı Kurum tarafından davacının 24.06.1985-31.08.1997 tarihleri arasında 12 yıl 2 ay 7 gün Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabul edildiği ve prim borcunun da bulunmadığının 15.02.2011 tarihli ekstreden anlaşılması karşısında prim borcu konusunda uyuşmazlığın bulunmadığı göz önünde bulundurulmadan, yaşlılık aylığı koşullarının oluşup oluşmadığı açık ve net bir biçimde incelenip tartışılmadan ve davacının hangi tarihten itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı belirtilmeden infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy